Yakın bir zaman önce yayınlanan ve çok ilgimi çektiği için çevirisini yaptığım bir makaleden sizlere bahsetmek istiyorum. Demledikten sonra 1 saat içinde tükettiğimiz zaman siyah çayın vücudumuza mükemmel yararları var. Pek çok üniversite çalışmalarının karmasından oluşan bu yazıya göre siyah çay;

1-Bol antioksidan içerdiği için kanserlerle mücadele etkin (Polifenoller grubundan Kateşin, Theaflavin ve Thearubigin adlı antioksidanları içermekte). Özellikle meme kanserinin gelişimi ve yayılmasında sağlık açısından olumlu etkileri var. 2-İçerdiği Flavonoid maddeler nedeni ile kan şekerini % 18, kan yağlarını % 36 oranında düşürüyor. 3- Günde 3 fincandan fazla içenlerde genel olarak kalp damar hastalıklarından ölüm % 11 daha az.  4-LDL kolesterol düzeyini düşürüyor. 5-Bağırsaktaki faydalı bakterileri beslerken, zararlı olanlara antibiyotik gibi etki ediyor. 6- Çok ilginç gelecek ama kan basıncını, özellikle küçük tansiyonu düşürüyor. 7- 10 yıl süre ile 75 bin hastanın takip edildiği bir çalışma sonuçlarına göre inme riskini % 32 azaltıyor. 8-Dikkati arttırıyor.

Konu ile ilgili bilgileri merak edenler olursa e posta adreslerine memnuniyetle ilgili makaleyi atacağımı ve bunların çok yeni bilgiler olduğunu belirterek siyah çayınızı keyifle (ama şekersiz ve taze) içmenizi öneririm.

LİF İÇERİĞİ BOL GIDALAR TERCİH EDİLMELİ

23 Mayıs 2018 tarihli bir bilimsel yazı kahverengi pirinç ile beyaz pirinci karşılaştırmış. Beyaz pirinç yerine bunun kullanılmasını öneriyor. Kahverengi pirinç direkt bitkinin gövdesinden alındığı şekli ile kullanılıyor. Bu nedenle başta lif olmak üzere vitamin ve mineraller açısından beyaz pirinçten çok daha iyi besleyici özelliklere sahip. Üstelik abartmadan obez ve diyabetik hastalar da bundan yapılmış pilavı gönül rahatlığı ile kullanabiliyor.

Kahverengi pirinç bol lif içermesinin yanı sıra B1, B3, B5, B6, B9 vitaminlerini ve fosfor, çinko gibi mineralleri içermekte. Ayrıca  içinde bol miktarda da manganez var. Manganez çok ayrıntılı bilinen bir mineral olmasa da kas ve sinir dokusu üzerine olan etkileri çok iyi bilinmekte. Ayrıca manganez eksikliğinde gebe kalma olasılığının azaldığı ve manganezin kan şeker dengesini düzenleyen bir mineral olduğu da bilinmekte. Buna ek olarak kahverengi pirinçte bulunan fenol ve flavonoid grubu antioksidanlar özellikle cildin yaşlanmasını yavaşlatıyor.

Kahverengi pirinç lif açısından da zengin demiştik. 560 binden fazla insanın incelendiği çok önemli bir çalışma şöyle diyor: Lif açısından zengin gıdalar ile beslenen kişilerde kalp damar sistemi hastalıkları, kanser ve akciğer rahatsızlıkları liften fakir beslenenlere göre % 24-59 oranında daha az gelişiyor. Ayrıca beyaz pirinç kullanımını terk edip kahverengi pirinç kullanmaya başlayan obez kişilerde belirli bir müddet sonra karın içi yağlarda azalma başlıyor ve bu kişilerde kronik iltihap göstergelerinin en önemlilerinden olan CRP düzeylerinde de anlamlı düşmeler oluyor.

Özellikle ABD’de gluten (buğday ve benzeri tohumlarda bulunan bir protein grubu) ve buna bağlı hassasiyet giderek ilgi çeken bir konu haline geldi. Buğday ve benzeri tohumların bir müddettir genetik yapısı değişti. İçlerindeki gluten miktarları arttı. Bunun sonucunda daha çok hastada gluten ve alt birimlerine karşı hassasiyetinin oluştuğu fark edildi. Ülkemizde de yavaş yavaş gluten ile ilgili bir farkındalık başladı ve sık sık glutensiz un paketlerini marketlerde görmeye başladık. Kahverengi pirinç gluten içermediği için de bazı tohumların alternatifi olarak sofralarımızda yerini alabilir.

Meyve konusunda da özellikle obez ve diyabetik hastaların dikkatli olması gerekmekte. Her meyveye sağlıklı diye rağbet etmemeli. 23 Mayıs 2018 tarihli bir makale ülkemizde pek bilinmeyen bir meyveyi incelemiş. Ejder Meyvesi (Pitahaya) adı verilen bu meyve hem lif, hem antioksidan hem de prebiyotik etkileri açısından mükemmel bir meyve. Bol demir içerdiği için kansızlıkta da etkili. Şimdilik sadece Güney İlerimizden bazılarında yetiştiriliyor ve pahalı ama inanıyorum ki belli bir süre sonra sofralarımızda olmaya başlayacak.

EGZERSİZ YAPMAYAN KİŞİLERDE

Alzheimer % 13 daha fazla, Felçler % 40 daha fazla, depresyon % 150 daha fazla, Tip 2 şeker hastalığı % 70 daha fazla, Kalp krizi % 82 daha fazla ve bazı kanserler (akciğer, karaciğer, meme, mide, pankreas) çok daha fazla görülmektedir. Yapılan son çalışmalardan biri egzersiz yapmayan kişilerde intihar girişimlerinin % 50 daha fazla olduğunu bildirmektedir.