Köle olmasına rağmen, çok zeki ve hırslıydı.

Kölelik yaptığı evlerde, boş durmadı yeteneklerini geliştirdi...

Birkaç yabancı dil ve çeşitli müzik aletlerini çalmayı öğrendi.

Okumadığı kitap yoktu...

Bu özellikleriyle sürekli yükseldi...

Derken saraya bahçıvan alındı. Burada gösterdiği çalışkanlığı, yetenekleri ve dürüstlüğü padişahın da kulağına kadar gitti.

Sarayda da hariciye nazırlığına kadar yükselmeyi başardı...

Fakat bu hızlı yükselişi sarayda kıskançlıklara, nefretlere de yol açar...

Onu, padişahın gözünden düşürmek için fırsatını kollar çekemeyenler...

Derken bir ilginç özelliğini fark ederler...

Her gece gizlice köleliğinde yatıp kalktığı odasına giriyor, uzun bir süre çıkmıyormuş...

Bu durumunu öğrenir öğrenmez hemen padişaha çıkıp gammazlarlar:

“O senin eski köle var ya, odasında mücevherler saklıyor, odaya kadınlar sokuyor, alem yapıyor!”

İnanmaz padişah ama yine de içine bir kurt düşer, gizlice takip ettirir eski kölesini...

Tam odasına girdiği sırada, basarlar...

Ve padişahın emriyle gizemli sandık büyük hışımla açılır.

İçinden mücevher yerine sadece, eski bir çarık, yırtık bir gömlek, yamalı hırka ve pantolon çıkınca, şaşırır hepsi şok olurlar...

“Nedir bunlar?” diye sorar padişah...

Mahcup bir şekilde cevaplar eski köle:

“Efendim, bunlar benim kölelik dönemine ait ilk giysilerim... Hayattaki başarımı bu sandığa borçluyum. Geçmişte yaşadıklarımı, nereden geldiğimi unutup şımarmamak için her gün gelip içinde elbiselerimi giyerim... Sonra aynanın karşısına geçerek, nefsime şöyle seslenirim: Geldiğin yeri sakın unutma! Bir gün yine oraya dönebilirsin!”

Güzel bir hikâye değil mi?

Çevremizde geldiği yeri unutup, aynanın karşısında “ayna ayna yalaka ayna, söyle benden başarılısı, akıllısı var mı?” diye soranlar varsa, anlatalım ki içinden çıktığı sandığı unutmasınlar!

ÖNEMLİ OLAN BOYU DEĞİL İŞLEVİ Mİ?

14 Mayıs’taki seçimlerde iki ayrı oy kullanacağız…

Biri cumhurbaşkanı seçimi için diğeri 28. Dönem milletvekillerini seçmek için…

Cumhurbaşkanı adaylarının olduğu oy pusulası kısa ama milletvekili adaylık pusulasının uzunluğu bir metreye yakınmış…

O ne abicim öyle Konya pidesi gibi!

O pusulada, önce 32 parti içinden oy vereceğin partinin logosunu bulacaksın, mührü basacaksın, sonra diğer partilerin logosuna karışmaması için bir süre mürekkebin kurumasını bekleyip, zarfa girecek şekilde katlayarak sandığa atacaksın…

Milli iradeye tam bir demokrasi işkencesi!

Tamam önemli olan pusulanın boyu değil işlevi fakat katla katla bitmez, sandıklara, çuvallara sığmaz o pusula!

Acaba diyorum, katlamak yerine direkt rulo yapım öyle mi atsak sandığa!

Fena mı?

Oy kullananlar da oyları sayacak görevliler de zamandan kazanır, sayım kısa sürede sonuçlanır.