Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin önce su fiyatlarına yapmak istediği zam ve hemen ardından ulaşıma yaptığı zam büyük tepkileri yol açtı.

Her ne kadar kullanmıyor olsam da toplu taşımaya yapılan zamların ben de fazla olduğunu düşünüyorum. Ancak asla ve asla bu zam nedeniyle Başkan Mustafa Bozbey’i eleştirmiyorum.

Ülkedeki hiçbir şey zamlanmıyor da, bir tek Bursa’daki su ve ulaşım mı zamlanıyor?

21 yılı aşkın süredir belediye başkanlığı tecrübesine sahip olan ve Bursa’yı çok iyi tanıyan Bozbey durup dururken mi yapıyor bu zamları?

Ulaşımı ve suyu daha ucuz yapacağının sözünü veren bir yönetici, neden zam yapsın? Bence başka bir seçeneği kalmamıştır.

Bu arada şunun da altını çizeyim. Bu yazı bir Mustafa Bozbey güzellemesi değildir.

Ama öyle olduğunu düşünenler de kendileri bilir.

Zira ben bir önceki Başkan Alinur Aktaş’ın da başkanlık icraatlarını beğeniyor olmakla birlikte saygı duyduğum bir isimdir.

Halen de insanlık gereği halini hatırını sorar, saygıda kusur etmemeye çalışırım. Tüm basına olduğu gibi, Sosyal TV’ye de destek vermiştir. Bu noktada kendisine minnettarım.

Seçimden sonra görevi devralan ve basına desteğini esirgemeyen Bozbey’e de minnettarım.

Şimdi konumuza dönecek olursak, bazı noktalara dikkatinizi çekmek isterim.

Mustafa Bozbey’e suya zam yapmak istiyor, ulaşıma zam yapmak istiyor diye tepki gösterenler, doğalgaza, elektriğe yapılan zamlara nedense sesini çıkarmıyor?

Mesela 2024 yılının temmuz ayında bazı kalemlerdeki fiyatları hatırlamakta fayda var.

Ekmek 9-10 lirayken, bugün 15 lira. Benzin 44 lirayken, bugün 52 lira. Mazot da 44 lirayken, bugün 54 lira. Dolar 32 lirayken, bugün 40 lira. Euro 35 lirayken, bugün 47 lira. Çeyrek altın 4 bin 150 lirayken, bugün 7 bin lira.

Yani A’dan Z’ye zamlanmayan bir şey yok. Bir başka deyişle paramız değer kaybederken, her şey ciddi anlamda zamlanmış.

Ama kıyamet CHP’li Bursa Büyükşehir Belediyesi zam yapınca kopuyor.

Kimse önceki dönemlerden kalan SGK borcu nedeniyle ciddi kesintileri göz önüne almıyor.

CHP’li belediyelerin merkezi hükümet desteğini alamadığını kimse aklına bile getirmiyor. Bırak destek almayı, olanı biteni herkes görüyor.

Bir de şu var tabi. Açıklanan yıllık enflasyona kimse inanmıyor ama tepki de göstermiyor. Emekliye yapılan zam yüzde 15-16 seviyesinde kalıyor. En düşük emekli maaşı 16 bin 881 lira olurken, açlık sınırının 26 bin 115 lira olmasına doğru dürüst kimse isyan etmiyor.

Ben genel politikayla ilgili yorum yapmayı pek tercih etmiyorum. Ama sırf Mustafa Bozbey seçimi kazandı diye tek taraflı saldırmak haksızlıktır.

Bir önceki Başkan Alinur Aktaş’ın istediği her an Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ulaşabilme imkanı vardı. Ve bu büyük avantajı Alinur Başkan Bursa lehine iyi değerlendirdi. Mustafa Bozbey de birçok dezavantajına rağmen bence iyi iş çıkarıyor.

Mesela Bursa’nın en büyük markası Bursaspor bir üst lige çıktıysa Mustafa Bozbey’in buradaki katkısını göz ardı etmemek lazım.

Şimdi böyle bir yazı yazdık diye Mustafa Bozbey’in kalemşoru diyecekler arkamızdan ama pek umurumda değil. Ben AK Parti Bursa’da iktidarken CHP’li olmakla, CHP iktidar olduğu günden beri de AK Partili olmakla sürekli şikayet ediliyorum. Ama ben ne kadar mümkünse o kadar gazeteci kalmaya gayret ediyorum. Ve böylesine dalgalı bir denizde gemiyi yüzdürmeye çalışıyorum.