Yıkıldığı için geçici olarak Atatürk Lisesi’nin bir bölümüne taşınan Merinos İlköğretim Okulu’ndaki velilerin haklı tepkilerini dile getirmiştim dünkü yazımda…
Velilerin tepkileri, sınıflardaki Suriyeli öğrenci dağılımındaki dengesizliğe ve bu uygulamaya kayıtsız kalan okul idaresineydi…
35 kişilik sınıflarda 10 Türk öğrenci, 25 Suriyeli öğrenci olduğunu belirterek, bu ortamın çocukların yalnız eğitim-öğretimlerini değil sosyal-kültürel ve psikolojik gelişimlerini de olumsuz etkilemesinden kaygı duyduklarını söylüyordu veliler…
Ve bu soruna yetkililerden kimseyi üzmeden, mağdur etmeden ve incitmeden ivedi şekilde çare bulmalarını istiyorlardı.
Suriyeli çocukların eğitim almalarına karşı olmadıklarını da ısrarla vurguladıklarını bir kez daha belirteyim.
Dünkü yazıma gelen yorumlara ve tepkilere bakılınca bu sorunun Merinos İlköğretim Okulu’yla sınırlı olmadığı anlaşıldı…
Yine çocuğu şehir merkezindeki bir okulda okuyan öğrenci velisi, “O da bir şey mi? Benim çocuğun sınıfında sadece 3 Türk öğrenci var, diğerleri hepsi Suriyeli! Onlar Türkçeyi öğrenirken bizim çocuklar unutacak diye korkuyoruz” diyordu…
Daha ciddi iddialarda bulunanlar da vardı…
Örneğin;
Çocuklarını Suriyeli öğrencilerin olmadığı devlet okullarına kaydını almak için geçici olarak o bölgeye taşınanlar varmış…
Taşınamayanlar ise eş dost, akrabadan geçici oturma belgesi çıkartmaya çalışıyormuş, kimi hatırla kimi parayla!
Çocuğunu, Suriyeli öğrencinin olmadığı bir okul veya sınıfta okuması için okul idaresine ciddi bağışta bulunanların olduğunu da söylediler…
Yap bağışı, seç öğretmeni ve sınıfı!
Ya parası olmayanlar ne yapsınlar?
Bazı velilerden el altından para isteyenlerin olduğunu iddia edenler de vardı ama şerefli okul idarecilerinin böyle bir şeye tenezzül edeceklerine, bu kadar küçüleceklerine inanmıyorum!
İstenen paranın miktarı, okulun konumu ve velinin ekonomik durumuna göre değişiyormuş güya!
Ciddi ciddi oturup karşılıklı pazarlık yapanların olduğunu bile ileri sürdüler!
İnşallah doğruluk payı yoktur!
Yakışmaz da!
Yine de Milli Eğitim İl Müdürlüğü veya Valilik tarafından bu konuda bir ihbar hattı kurulmasında yarar var…
Her sorunda olduğu gibi bunu da fırsat bilip, eğitim camiasının içinden dışından birileri velilerimizi ekonomik açıdan sömürmek isteyebilir. (FETÖ borsasında olduğu gibi!)
Geleceğimiz olan çocuklarımızı emanet ettiğimiz, eğitim camiasının, namuslu, dürüst, onurlu idarecilerini zan altında bırakanlar, lekelemek isteyenler, belki o ihbar hattından çekinirler.
Aslında, en kestirme yolu CİMER…
Velilerin yerinde olsam, böyle bir ahlaksız teklifle karşılaştıklarında direkt CİMER’e yazsınlar!
Pazarlıkta anlaşamayınca değil ama!