Cumhuriyet’in 100. Yılı etkinlikleri kapsamında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ‘Şut ve Gol: Türk Futbol Tarihi’ adlı sergide Bursaspor’un 2010-2011 Süper Lig Şampiyonluğu kupası da sergilenmiş…

Kupayı ne zaman görsem nedense bana hep “Olmasa, mektupların olmasa / Kim inanır ayrıldığımıza” şarkısını hatırlatıyor…

O kupa da olmasa kim inanır on yıl öncesi Süper Ligde şampiyon olduğumuza?

Serginin açılışını yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la kupanın önünde hatıra fotoğraf çektirmiş Bursaspor Başkanı Ö. Furkan Banaz ve 2. Başkan Sinan Topuk

Fotoğrafı medyada görünce telefonla arayıp takıldım Furkan Başkan’a, “Tayyip Bey, Bursaspor’un kupası burada da şampiyonluk ruhu nerelerde diye sormadı mı?”

Orada sormamış ama geçtiğimiz günlerde İznik’te yapılan Göçebe Oyunları’na geldiğinde Cumhurbaşkanına kulübün içinde bulunduğu sıkıntıları ayrıntılı bir şekilde anlatmışlar…

Erdoğan da dikkatle dinlemiş ve anında Spor Bakanı’na havale etmiş konuyu…

Başkan Banaz, sergi için gitmişken Ankara’ya, Spor Bakanı, TFF Yönetimi ve milletvekili olan eski futbolculardan Saffet Sancaklı ve Alpay Özalan’la da görüşmüş, onlara da anlatmış sıkıntıları...

En büyük sıkıntının vergi ve SGK’ya olan borçlar olduğunu söyledi Furkan Başkan, çünkü TFF altyapıda futbolcuya lisans çıkarmak isteyen kulüplerden bu kurumlardan borcu olmadığına dair yazı şartı arıyormuş.

Borcu olmayan kulüp mü var liglerde?

Bir torba yasaya da Anadolu kulüplerini sevindirecek af maddeleri konabilir, konmalı…

Başkentte yaptığı ziyaretlerden olumlu izlenimlerle ayrıldıklarını söyledi Başkan Banaz…

Gelecekten umutluydu…

Yine de ben onun yerinde olsam şampiyonluk kupasını Külliye’de bırakır, vergi ve SGK borçlarına af veya yeniden yapılandırma gelmeden geri almazdım…

Şu an sanki orası Özlüce’den daha güvenli!

Ne olur ne olmaz, kulüpten alacaklı olan akbabalar kupaya bile göz dikebilirler!

YAKARSA DÜNYAYI ÇİNLİLER YAKAR!

Nedir bu Çinlilerden çektiğimiz arkadaş!

Dünyanın başına koronavirüs denilen bela biliyorsunuz ilk o ülkeden yayıldı…

O virüs yüzünden resmen Çin işkencesi yaşadık evlerimizde, hastanelerde…

Hayatı durdurdu resmen...

Ülkelerin ekonomisini, sosyal hayatını felç etti…

Nice değerli insanları, sevdiklerimizi kaybettik…

Daha yeni yeni kendimize geliyor, normalleşiyoruz.

Şimdi de uzaya gönderdikleri roketle korku saldılar… Uzaydaki görevini tamamlayan 30 tonluk roketin bir iki gün içinde dünyaya kontrolsüz bir şekilde düşme ihtimali varmış.

İnşallah Çin Seddi’nin üzerine düşer!

Dua edelim de ülkemizi teğet geçsin, insanlara, hayvanlara ve doğaya zarar vermeyeceği bir yere düşsün!