DYP eski genel başkanı ve eski başbakanlardan Tansu Çiller’in parti kurarak yeniden siyasete gireceğine dair haberler dolaşıyor ortalıkta…

Ciddi ciddi bu haberlere inanıp, eski günlerin hayaliyle heyecanlanan DP’liler var…

“Tansu Hanım bu saatten sonra kursa kursa ancak evinde turşu kurar” diyerek, gülüp geçenler var…

DP’nin başına geçmesi halinde, seçimlerde İYİ Parti’nin oylarını bölebileceğini düşünenler de az değil!

Şahsen parti kurmasında benim açımdan bir sakınca yok bilakis sevinirim. Siyasette yaptığı gafların sayesinde epey ekmeğini yemiştik Tansu Hanım’ın!

Her demeci ayrı bir mizah ayrı bir yazı konusuydu!

“Allah’ı sizlere emanet ediyorum!” sözlerini unutmak mümkün mü?

Yalnız bir özelliğini takdir etmeli, o dönem birçok erkek siyasetçiden daha delikanlıydı!

Kardak çıkarması hala dillere destan!

Çiller’in gafları kadar, köfteleme tabir edilen el tokalaşma modeli de çok meşhurdu o yıllar…

Modeli burada tarif etmeyeyim, merak edenler eski DYP’lilere sorsunlar!

Özellikle, seçim dönemleri aday listeleri açıklanırken köftelemesine maruz kalanlara!

Tansu Hanım’ın DYP genel başkanı ve başbakanlığı döneminde Bursa’ya gerçekleştirdiği ziyaretler de kolay kolay unutulmaz…

Hele partisinin Ankara yolu üzerindeki Yıldırım ilçe başkanlığına uğradığı yürekleri ağızlara getiren bir ziyaret var ki, DYP’liler hatırladıkça “verilmiş sadakamız varmış!” derler…

Ben de gazeteci olarak bizzat tanık olmuştum…

Yeni seçilen ilçe başkanı Mustafa Bayrak’ın arzusunu kıramayan eski bakan Turhan Tayan, Bursa gezisi programına Yıldırım ilçe başkanlığı ziyaretini de dahil ettirmişti.

Fiziki açıdan bir parti için oldukça küçük bir binaya, kadın genel başkanı sokmak büyük riskti. O kalabalıkta yaşanacak olumsuz bir olay Turhan Bey’in de Bayrak’ın da siyasi hayatlarını bitirebilirdi.

Nitekim az kalsın bitiyordu da!

Çiller, daracık merdivenleri güçbela çıkarken pencere kenarındaki çiçek saksılarından biri pat diye düşmüştü önüne!

Partililerin korkulu bakışları arasında beyaz tayyörünü resmen teğet geçmişti fesleğen saksısı…

Nazara yorumlanmıştı o gün bu görünmez kaza!

Allah korusun ya Tansu Hanım’a isabet etseydi?

Bilinçsiz çarpma sonucu mu düştü yoksa biri kasıtlı mı dirsek attı saksıya?

Bu sorunun cevabı uzun süre konuşulup, tartışılmıştı partililer arasında ama kimse net bir açıklama yapamıyor hala!

Kulakları çınlasın Mustafa Bayrak’a da takılır, sorarım her gördüğüm yerde, Çiller’e yönelik bu tarihi saksı kazasının gizemini…

O da gülerek, “O gün saksıyı isabet ettiremeyen sakar arkadaşımızın kim olabileceğine dair aklımdan bir isim geçiyor ama söylemem!” der...

Benim de bir tahminim var fakat gözümle görmediğim için günahını almak istemiyorum!