Vitaminler uzun ve sağlıklı yaşamamız için gerekli organik maddelerdir. Vita lâtince hayat anlamındadır. Vücudumuzda meydana gelen sayısız işlem için gereklidirler. Vücudumuzu bir fabrika olarak düşünelim. Vitaminler bu fabrikada işlenen hammaddenin son ürüne kadar gerekli olan makinelerinin bakımı ve işleyişi için gerekli olan alet edavat gibi düşünülebilir.

Bazıları esansiyeldir (dışarıdan almak zorunda olduklarımız) bazıları ise vücutta yapılabilir özelliklere sahiptir. Sınıflandırma yapılırken de suda eriyen ve yağda eriyen vitaminler şeklinde sıralanırlar.

Suda eriyen vitaminlerden bir tanesi de C vitaminidir. Dışarıdan almak zorunda olduğumuz bir vitamindir. Yıllarca öğrendiğimiz klasik özellikleri bağışıklık sistemimizi aktive etmesi ve bu yolla enfeksiyonlara karşı direncimizi arttırması ve bağ dokusu dediğimiz destek dokuyu güçlendirmesidir. Yeni makaleler C vitamininin güncellenmiş hali ile daha nelere yaradığını gözler önüne seriyor.

Şöyle ki:

1-Kuvvetli bir antioksidandır. Yani oksitlenmeyi, vücuttaki kaba tabiri ile paslanmayı önler. Bu nedenle aklınıza gelebilecek tüm kronik hastalıklara karşı koruyucu etkisi vardır. Buna kronik enfeksiyonlar, damar sertliği, diyabet de dahildir.

2-Yüksek kan basıncını düşürücü etki gösterir. 29 farklı yerde ve insanlar üzerinde yapılan çalışma sonuçlarına göre sistolik (büyük) ve diyastolik (küçük) tansiyon üzerinde bir miktar düşürücü etkiye sahiptir.

3-Kalp hastalıklarına neden olan bazı risk faktörlerini azaltır. Yaklaşık 300 bin kişinin 10 yıl izlenmesi sonucu günde yaklaşık 700 miligram C vitamini alan bireylerde  kalp hastalıkları oluşma riski % 25 daha azalıyor. Ayrıca trigliserid dediğimiz kötü yağları güçlü bir şekilde düşürücü etkisi de var.

4-İyi bir ürik asit düşürücüsüdür. ABD’de Gut denilen (eklemleri, bağ dokusunu hatta kemiği tutabilen bir hastalık) hastalık % 4 oranında görülmektedir. Gut hastalığında genellikle kanda ürik asit yükselir. C vitaminin muntazam bir şekilde alınması gut riskini % 44 oranında düşürebilmektedir.

5- Demir emilimini arttırır. Bu klasik bilgiye net olarak şu eklendi. Günde 100 miligram yani bir limonun tamamındaki kadar C vitamini alınması bağırsaklardan demir emilimini % 67 daha fazla arttırıyor. Ülkemizde özellikle kadınlarda demir eksikliği kansızlığı çok sık görülmektedir.

6-Beyaz kan hücrelerinin etkinliğini ve yıpranmış savaş hücrelerinin tamirini hızlandırıyor. Böylelikle enfeksiyonlardan korunmada etkinliği tartışmasız mükemmeldir.

7- Bence en önemli ve en bilinmeyeni bu bilgi. Yaşlandıkça yıpranan beyin hücrelerini inanılmaz bir şekilde tamir ediyor. Dolayısı ile belleğin korunmasında çok etkili bir vitamin.

Bilgiler çok güncel. Ama vitamine bakıyorsunuz koca yaşlı C vitamini ve insanlık tarihinde hep var. Yeşillikleri ile, narenciyesi ile, kaliteli etleri ile hep yıllarca almışız. Ama artık gençlerimiz, çocuklarımız ve hatta gebelerimiz sofralarda yeşillik yerine neler tüketiyor varın gerisini siz yazmış olun.

TRİGLİSERİTLERİ İLAÇSIZ DÜŞÜRMENİN YOLLARI

Trigliseritler kanda bulunan bir yağ formudur. Yemeklerden sonra ihtiyacınız olmayan kalorileri vücut trigliserit haline çevirir ve yağ olarak hücrelere depolar. Yani bizi yağlayan yağların aslı trigliseritlerdir. Kanda fazla olması kalp damar sistemi hastalıklarına çanak tutar. Burada sıralayacağımız maddeler ile (en güncel hali ile) kandaki bu trigliseritleri düşürmeniz mümkündür.

1-Trans yağlardan uzak durmalı.

2-Lif zengini gıdaları bol tüketmeli.

3-Egzersize önem vermeli ve sedanter yaşam tarzından uzaklaşmalı.

4-Sağlıklı kilonuzu korumalısınız. Kilonuzu %5-10 dahi aşağılara çekerek trigliseritleri önemli ölçüde azaltırsınız.

5-Şeker alımını çok aza indirmelisiniz.

6-Haftada en az 2 kez omega-3 zengini balık tüketin.

7-Hızlı emilen karbonhidratlardan kaçınmalısınız.

8-Öğünlerinizi düzenli ve belirli aralıklar ile yemelisiniz.

9-D vitamini düzeylerinizi sık kontrol ettirip normal düzeylerde olmasını sağlamalısınız. C vitaminini düzenli almak da trigliseritleri azaltır.

10-Alkol alımını en aza indirmelisiniz.