Bana kalsa Türkiye’de futbolu yasaklarım…
Ne zamana kadar?
Futbolun sadece 90 dakikalık bir spor olduğunu, bu spordan ekmek yiyenlerin hayatlarının galibiyet veya mağlubiyetten daha önemli olduğunu, holiganlaşmış kafalar iyice idrak edene kadar!
Maça mı çıkıyorsunuz, savaşa mı?
Bakıyorsunuz tribünlere, kin, nefret, öfke, şiddet, küfür, intikam, hepsi ilk on birde!
Bazıları da şeref tribününde!
Polisin taraftar gruplarının maça girerken yaptığı üst aramalarında ele geçirdiği mühimmata bakıyorsunuz, ürküyor, “Bunlar taraftar mı, terör örgütü mü?” diyorsunuz…
E hani spor, barış, kardeşlik, sevgi, saygıydı?
Nerde fair-play ruhu?
Üstelik de aynı ülkenin, aynı bayrak altındaki şehirleri temsil eden kulüpler arasında yaşanıyor bu gerginlik…
Aynı şehrin semtlerini temsil eden takımlar arasında bile var bu husumet!
Günler öncesinden iki takım taraftarları arasında sosyal medyada başlayan söz düellosu, maç günü barut fıçısına dönüşüyor!
Sağduyulu kulüp ve kent yöneticilerinin tansiyonu düşürücü açıklamaları, medyadaki haberleri de etki göstermiyor artık...
Maç olduğu hafta, neredeyse olağanüstü hal ilan edilecek o şehirde…
Çevre illerden takviyeli binlerce güvenlik görevlisi, maçtan saatler öncesi, rakip takım otobüsünün yol güzergahında, kaldığı otelde, maçın oynanacağı stadyumun dışında ve içinde hazır kıta bekletilir…
Ve, rakip takımın otobüsü şehri tamamen terk edene kadar sürer bu nöbetler…
Kulüp yöneticilerinin hatta dokunulmazlıkları olan şehir protokolünün bile güvenlik açısından gitmeye çekindiği maçta, sahaya çıkacak gencecik futbolculardan gel de başarı bekle sonra!
Gladyatör değil ki futbolcu onlar!
O psikolojik baskı ve korku atmosferinde, gençlerden sahada futbol oynamalarını, düdüğünü yutkunarak öttüren hakemlerden de tarafsız, adil bir yönetim isteyebilir misiniz?
Stadyumdan bırakın puanı, golü, ofsaytı, kartı, canlarını kurtarıp da çıktıklarına seviniyorlar haklı olarak…
Bunun travmasını da kolay kolay atlatamıyorlar.
Çok değil yakın geçmişte, futbol maçlarında saha içi ve dışında taraftarlar arasında yaşanan insanı futboldan soğutan çok acı olaylara tanık olmadık mı?
Peki akşam Bursaspor, Diyarbakır’da Amedspor’la maç mı oynadı sizce?
Devletin kanalı TRT’nin bile sergilenen rezilliği yayınlamaya korktuğu, Bursa protokolünün gitmeye cesaret edemediği bir maça çıkma cesareti gösteren yeşil beyazlı futbolcu kardeşlerimi, teknik kadroyu alınlarından öpüyorum.
Siz, rakibinize değil sahipsizliğinize yenildiniz!
Futbolu, bir nefret, öfke, intikam, kin kusma aracı olarak görenlere yenildiniz!
Buradan TFF’ye de bir öneride bulunmak istiyorum…
Araları iyi olmayan kulüpleri belirleyip onlarla ilgili pekala bir düzenleme yapabilirsiniz…
Barışana kadar aralarındaki maçları oynatmadan 1’er puan verin!
Böylece, ne şehirde ve taraftarlarda bir gerginlik olur, ne takımlarda deplasman stresi…
Binlerce güvenlik görevlisi de saatlerce maç nöbeti tutmaktan kurtulur.