Günlerdir söylenip duruyordu eşim, “Evde bir damla ayçiçek yağı kalmadı. Zamlanmadan alalım bizde” diye…
Cumartesi günü almaya karar verdim…
Sabah, mahalledeki üç harfli zincir marketlerden birine uğradım…
115 liradan satılan 5 kiloluk ayçiçek yağından aldım bir tane, tam kasaya giderken “Şimdi tekrar eve geri dönmeyeyim, akşama gelirken alırım” diyerek vazgeçtim son anda...
Aldığım yağı yerine bıraktım.
Akşamüstü uğradığımda bir de ne göreyim, yağı bıraktığım rafta yeller esiyor!
Bomboş raflarla karşılaşmanın şokunu üzerimden atamadan ikinci şoku da etiketi görünce yaşadım…
Sabah 115 lira yazan 5 litrelik yağı, öğleden sonra 159 liraya çıkarmış market ve bu fiyata rağmen satılmış raflardaki bütün yağlar…
Marketçi, bakmış kapış kapış, hafta sonu olmasına rağmen deposundaki yağları eritmiş yapış yapış!
Mahalledeki diğer marketlere uğradım, orada da manzara farksızdı.
Son uğradığım marketteki kasiyer kıza, “Yağcıların bol olduğu ülkede yağsız kalmaktan niye korkar bu millet” diye takılınca acı acı güldü…
Markette yaşanan yağ izdihamını anlatırken şu söyledikleri daha acıydı:
“Allah, bu ülkeye savaşlar yaşatmasın! Düşmandan önce birbirini boğazlar bu millet abicim! Vallahi benim gözüm korktu! Aynı paniği pandeminin ilk günlerinde de yaşamıştım… Açlık korkusu değil bu çok başka bir şey!”
Kasiyer genç kızın anlattıkları, yılların market rafları üreticisi Bursalı iş insanı Yalçın Aras’ın sosyal medyadaki paylaşımını hatırlattı…
Son kalan yağı alabilmek için örümcek adam gibi marketteki raflara tırmanan insanları gösteren fotoğrafın altına “Bir raf imalatçısı olarak insanların tırmanabileceğini hesaba katmamıştık! Ciddi söylüyorum yıkılabilir ve ölüm tehlikesi var!” yorumu yapmış Aras…
Ah Yalçın Bey ah, bizim insanımıza ölüm tehlikesi olsa ne yazar!
Boşuna dememişler, açlık sofuyu bozar!
Zam gelecek korkusuyla bu halk market raflarının altından girer üstünden çıkar!
Gördüğüm yerde Yalçın Bey’e ülkemizdeki marketler için merdivenli ve asansörlü raf üretmeleri için öneride bulunacağım…
Bir de raflar için dijital etiket sistemi projem var…
Market çalışanları zamlı etiketleri yenilemeye yetişemiyorlar. Müşteri aldığı ürün kasaya gelinceye kadar fiyatı değiştiğini görünce dumura uğruyor…
Dijital etiket sistemiyle bu sorun kökten çözülür, kasada fiyatta indirim-bindirim kavgası son bulur!
Taksimetreli market arabası projem de var ama onu şimdilik saklıyorum, marketçiler duymasın!
8 MART…
Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü…
Bütün kadınlar çiçektir değil bütün kadınlar önce insandır diyor; onlara her türlü şiddetten, tacizden, öfkeden, sömürüden, acı ve göz yaşından uzak güzel bir dünya diliyorum.