Kıymetli okurlarım. Uzmanlık tez konum obezite ve tedavisi ile ilgilidir. Bu nedenle hastalarımın çok büyük bir bölümü obez ve yandaş hastalıkları taşıyan hastalardan oluşmaktadır. Çok sayıda kişinin zayıflamasına katkıda bulundum. Bir çok hasta bana yeni bilgiler kazandırdı yani ben hastalarıma yardımcı olurken onlar da farkına varmadan beni eğitti, yeni tecrübeler kazanmama neden oldu. Hepsine hakkım varsa helâl ediyor, teşekkürlerimi sunuyorum.
Kimi hasta bana beni zayıflat, yakında düğünümüz var ince görünmek istiyorum dedi, kimi hasta direk fit görünmek istiyorum dedi, kimi hasta ameliyattan korkuyorum beni sen zayıflat dedi, kimi hasta kilo aldım şekerim çıktı ve zayıflarsam şekerim düşecek diye duydum ve ondan geldim dedi, kimi hasta ise doktorum uzun ve sağlıklı yaşamak istiyorum, yataklara düşüp altımdan idrarımın ve dışkımın alınmasını istemiyorum dedi. Daha bir çok örneği var. Hepsine saygım var, hepsi için elimden geleni yaptım ve yaparım ancak kimler en çok başarılı oldu biliyormusunuz? Yataklara düşmek istemiyorum diyenler.
Kıymetli okurlarım. İş zayıflatmak ise 1 hafta içerisinde bir çok iğne, lavman ve benzeri bir takım ilaçlar ise 10-15 kilo kadar verebilirsiniz. Çok sıkı bir disiplin ile kalori kısıtlayıcı diyetler ve aralarda sizi tok tutmaya yarayan bir takım lif ağırlıklı ilaçlar ile yine hızlı kilo kaybedebilirsiniz. Ancak şunu hiç düşündünüz mü? Acaba kilo vereyim derken vücudunuza ihanet edip onun gerçek ihtiyacı olan maddeleri ona verdinizmi? ABD Tarım Standartları Bölümü (USDA) uzmanları diyor ki; Kilo vermek istiyorsanız vücudunuzdan bazı maddeleri kaybetmemek için (selenyum, iyot, bakır, magnezyum, vitaminler, omega 3 ve daha niceleri) erkeklerin en az 2800, kadınların ise en az 2500 kalorilik bir gıda sistemine ihtiyaçları var. Lütfen bunu unutmayın. Kilo verirken vücudunuzu asla aç bırakmayın. Acısı kötü çıkar.
KURALLAR İYİLİĞİMİZ İÇİNDİR
İyi bir şoför düşünün. Trafikte sağlıklı bir sürüş ve can güvenliği için gerekli olan kurallara uyan bir şoför olsun bu. Kolay kolay kaza yapmaz. Karşıdan gelebilecek tehlikelere karşı da uyanık olduğu için pek çok tehlikeden kendisini kurtarır. Gösterge panelinde 240 km/saat hız yazabilir. Lastikleri sıfır olabilir, frenleri sağlam olabilir. Aracının bakımını muntazam yaptırmış olabilir. Ama 240 km hızla giderken önüne çıkan bir köpeğe çarptığı zaman ne olacağını bilir. Bir kasiste başına ne gelebileceğini bilir. Yoldaki bir çivinin bile ona ne yapabileceğini bilir.
Gelelim sözün özüne. Bedenimiz de belirli kurallar dahilinde işleyişini sürdürür. Kalbimizin çarpması, hormonlarımızın üretilmesi, erkek veya kadın üreme hücrelerinin yapılması, damarların temizlenmesi, mikroplarla mücadele yeteneği olan madde ve hücrelerin yapılması ve daha yüzlerce fonksiyon vücudumuzda ancak belirli kurallar dahilinde gerçekleşir. En somut örneğini vereyim. Ülkemizde erkeklerin yarıya yakın bir kısmı yeterli sperm sayısına sahip değil. Üreme çağındaki kızlarımızda da tüp bebek merkezlerine akın var. Bilim insanları 25 yıl sonra ülkemizde normal yollar ile çocuk sahibi olanların oranının % 10 un altında olacağını söylüyor. Diğer taraftan alerjik ve otistik doğan çocukların sayılarına bir bakın. Bu hastalıkların artışının ne zaman başladığına bakın şunu çok açık göreceksiniz. Ne zaman vücudumuzun binlerce yıldır alışık olduğu gıdalardan vazgeçerek ne içerdiği belli olmayan gıdalara başladığımız zaman.
Bu dünyada her şey belirli kurallar doğrultusunda işler, vücutlarımız da. Kuralları bozduğunuzda başınıza geleceklere de hazırlanmanız gerekir. Özetini 5 kelimede anlatmış kıymetlimiz Hz. Ali: Eğri ok doğru yol almaz. Var mı ötesi.