Son yıllarda siyasi partilerde yeni bir basın toplantısı modası çıktı…

Toplantılarına medya kuruluşlarını önce davet ediyorlar sonra toplantının en haber değeri olan bölümünde, kapıyı gösterip “Kusura bakmayın bundan sonrası basına kapalı, lütfen sizi dışarıya alalım” diyerek, nazikçe kovuyorlar gelen habercileri!

En son hafta sonu Bursa’ya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun iş insanlarıyla yaptığı yemekli toplantıda yaşanmış benzeri olay…

Yemek sonrası basının salonu hızlı(!) bir şekilde terk etmesi istenmiş gazetecilerden…

Kimi haber yapamadan ayrılmanın şaşkınlığını yaşamış o akşam kimi de tam doymadan masadan kalkmanın üzüntüsünü!

Peki nereden çıktı bu moda?

Ben söyleyeyim, partilerdeki kraldan çok kralcıların yüzünden hep bunlar!

Neymiş efendim, gelen davetliler korkmadan rahatça sorsun sorularını, derdini çekinmeden anlatsın diyeymiş…

Demirden korkuyorsan ne işin var o trende kardeşim?

Madem korkuyorsun ya hiç gelme o toplantıya ya da git genel merkeze, il başkanlığına anlat derdini!

Sanki muhabirler, kameramanlar, salondan çıkınca toplantı gizli mi oluyor?

Hangi çağda yaşıyoruz?

Herkes elinin altındaki akıllı cep telefonuyla tam teçhizatlı kameraman Cevat Kelle gibi artık…

İstese telefonuyla salondan canlı yayın yapar da ruhun duymaz!

Sen daha sorduğun sorunun cevabını genel başkandan alamadan, o korktuğun yerlerden öpücük emojİli selam gelir WhatsApp’ına! 

Zaten genel başkan veya bakanların toplantılarına katılmaktan, salonda görünmekten, soru sormaktan korkanlar üç aşağı beş yukarı belli!

Kimler mi?

Ne şiş yansın ne kebapçılar!

Bir başka deyişle, gelen ağam, giden paşam siyasetini benimseyenler…

Yani, hem iktidara hem muhalefete şirin gözükerek, siyasi, ticari menfaatlerine ve sosyal ilişkilerine zarar vermeden yürütmek isteyenler!

Bunların arasında sadece iş insanları yok, meslek ve esnaf odaları, hemşeri dernekleri, STK’ların yöneticileri de var, kanaat önderleri hatta muhtarlar bile! 

O nedenle siyasi partilere önerim, genel başkanlı, bakanlı toplantılarınıza basını davet ederken, kapalı mı, açık mı, kale arkası mı, kimlere açık kimlere demli önceden bildirirseniz daha şık olur!

Davetiyedeki LCV’nin altına bir de LGÇ (Lütfen Görüntü alıp Çıkın) notu düşün ki, genel başkanınızın, bakanınızın katıldığı toplantılara, yaptığı ziyaretlere basın özgürlüğünün gölgesi düşmesin!

Üzmeyelim birbirimizi şu üç günlük dünyada!

LANET OLSUN TERÖRE!

İstanbul Taksim’de meydana gelen patlama sonucu hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Belli ki terörist sevicilerin nasırına basmışız, eli kanlı maşaları yine işbaşında!

Allah belalarını versin hepsinin!

Bizi terörle dize getiremeyeceklerini hala öğrenemediler!