Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur dememiş boşuna atalarımız…
Bursa Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği BAL-GÖÇ’ün yapılamayan 18. Olağanüstü genel kurulunda yaşananlar bu atasözünü bir kez daha hatırlattı.
Merinos AKKM’deki 3 adaylı genel kurul, taraflar arasında çıkan tartışmaların büyümesi üzerine ileri tarihe ertelenmek zorunda kaldı.
İlk tartışma divan başkanlığında yaşandı.
Tam konu tatlıya bağlanıyordu ki bu defa da yeni üyelerin oy kullanıp kullanmama tartışması başladı.
15 gün öncesinden aidatını yatıran yeni üyelerin makbuzunu göstermesi şartıyla oy kullanılması istendi fakat listede isimleri görünmediği için itiraz edildi.
Başkan adayları bu konuda aralarında uzlaşamayınca, tartışmalar ve gerginlik giderek arttı. Ve salondaki tansiyon daha fazla yükselmeden genel kurul ertelendi.
İyi de oldu, yoksa o genel kuruldan sağlıklı bir sonuç çıkmaz, salonda BAL-GÖÇ’ün tarihe ve kuruluş felsefesine, misyonuna yakışmayacak nahoş görüntüler yaşanabilirdi.
Daha önceleri Balkan ezgileriyle, neşe, coşku ve birlik beraberlik içinde geçerdi BAL-GÖÇ genel kurulları…
Örnek gösterilirdi diğer hemşeri derneklerine…
Fakat son yıllarda ne olduysa, derneğin dayanışma tarafında bir sıkıntı yaşanmaya başlandı.
Neredeyse yönetimine kayyum atanacak hale geldi.
Bu da toplumdaki saygınlığına, etkinliğine ve üye sayısının giderek azalmasına neden oluyordu.
Aslında dün salonda yaşanan gerginliğin bir nedeni de buydu zaten…
Peki BAL-GÖÇ niye adeta BAL-ÖC’e dönüşmüş?
Paylaşılamayan nedir?
Oturanın kalkmak istemediği BAL-GÖÇ başkanlık koltuğu mu, yoksa üyelerinin bilmediği başka siyasetler mi dönüyor arka planda?
Kişisel veya grupsal menfaatleri bırakmalı…
Derneğe kuruluşundan bugüne emeği, hizmeti geçmiş, isimleri dernekle özdeşleşmiş yöneticiler, genel kuruldaki üç adayı da alıp, dün salonda yaşanan ayıbı en kısa zamanda gidermenin bir yolunu bulmalılar.
Yine eskisi gibi derneğe yakışır, gelen üyelerin ve konukların Balkan ezgileriyle coştuğu, sandığa birlik beraberlik içinde koştuğu bir genel kurul yapmalılar.
Başaramazlarsa, BAL-GÖÇ, bu işte vebali olanların üzerine göçer!
Tartışmalar yüzünden yapılamayan dünkü BAL-GÖÇ genel kurulunda yaşananlara son zamanlarda birçok benzeri hemşeri derneklerinde de tanık oluyoruz.
Yaşananların demokrasi ve dayanışma kültürüyle filan bir bağlantısı yok.
Tamamen duygusal!
Bu duygusallık seçim dönemleri daha net ortaya çıkıyor!
Dayanışma kültürüne, üyelerine faydadan çok zarar vermeye başlayan, köy ve mahallelere kadar inen hemşeri dernekleriyle ilgili yasayı güncellemenin de zamanı geldi bence…
Siyaset yapmak isteyen gitsin dünya görüşüne en uygun partiye üye olsun, ne işin var hemşeri derneğinde?