SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Bitkilerin Gücü

Haber Giriş Tarihi: Yazının Giriş Tarihi: 20.06.2022 09:47

Haber Güncellenme Tarihi: Yazının Güncellenme Tarihi: 20.06.2022 09:47

Ülkemizde Tıp Fakültelerinde bitkiler ve bunların tıpta kullanılmasına ait bir ders okutulmamaktadır. Oysa Avrupa dahil Uzak Doğu ülkelerindeki bazı tıp fakültelerinde fitoterapi (bitkiler ile tedavi) dersleri okutulmaktadır. Bu ülkelerde kedi otu, zencefil, alıç, ekinezya, kava kava, fil kulağı, meyan kökü sık olarak reçete edilmektedir. Hiç bir medeniyetin bitkilerin tıptaki gücünü bilime yön verecek kadar kullanan İbni Sina’sı , Lokman Hekimi , Merkez Efendisi , Akşemsettin’i yoktur. Fitoterapi, modern tıbbın yetersiz kaldığı günümüz  dünyasında alternatif  bir tedavi yöntemi olarak hızla önem kazanmaktadır. Bazı bitkiler bazı hastalıklarda koruyucu, iyileşmeye destek verici ve tedavi edici özelliklere sahiptirler. Geniş çaplı bilimsel araştırmalar ile etkinikleri kanıtlanan bu bitkilerden bazıları şunlardır:

DOMATES: İçerdiği Likopen adlı madde kanserden koruyucu, tansiyonu düşürücü ve iştah kesici özelliklere sahip. Domates piştikçe likopen oluşumu daha da artıyor. Kışın ise domates yerine yazdan yapılan domates salçası aynı etkiye sahip olacağı için tercih edilmelidir.

ZERDEÇAL: Bazı çalışmalarda antioksidan ve iltihap giderici etkilerine bağlı olarak Alzheimer Hastalığı denen bunama türünü yavaşlattığı gösterilmiştir. Ayrıca Uzak doğu Ülkelerinde Multipl Skleroz denilen hastalığın az görülmesini buralarda yoğun zerdeçal kullanılmasına bağlayan araştırmacılar da vardır. Prostat kanserini de önlediğine dair çalışmalar vardır.

ZENCEFİL: Kanser önleyici etkilerinin yanında hamilelerin bulantı ve kusmalarında güvenle kullanılabileceği belirtilmektedir.

KARA ÜZÜM: İçerdiği Resveratrol denen madde E vitamini ve C vitamininden onlarca kat fazla antioksidan etkiye sahiptir. Fransa’da Bordeaux Bölgesi insanlarında kalp hastalıklarının az görülmesinin sebebi bu üzümün kullanımına bağlanmıştır. Cilt sağlığına olan olumlu katkıları nedeni ile genç görünüm sağlamaktadır.

ÇİĞ KABUKLU KURUYEMİŞLER: Selenyum ve çinko açısından zenginler. Bu 2 mineral de özellikle solunum ve bağırsak sisteminin enfeksiyon hastalıklarına karşı vücutta doğal bağışıklık sistemini güçlendirmektedirler.

KETEN TOHUMU: Menopoz dönemi bayanlarda eksilen östrojen hormonunun yerine takviye olarak kullanılması pek çok sıkıntıyı önleyebilmektedir.

BROKOLİ: İçerdiği azotiyosiyanat maddesi ile güçlü bir kanser önleyicidir. Karnabahar da aynı etkiye sahiptir.

TARÇIN: İçeriğindeki sinnamil aldehit maddesinin yardımı ile kan şekerini düşürmeye yardımcı olmaktadır.

BADEM: Kahvaltıda yenilen çiğ badem kan şekerini düşürmekle birlikte doygunluğu arttırıcı özelliklere sahip. Önerilen miktar günlük 45 gramdır.

Obezite ile mücadelede kuşburnu, alıç, yaban mersini, ahududu, karabiber içerisindeki bazı maddelerin etkili olduğu ve bu konuda bilimsel çalışmaların sürdüğüne dair pek çok makale mevcuttur. Her çareyi bitkilerde aramamak, ancak bitkilerin de faydalarını gözardı etmemek en doğru yaklaşımdır.

LİMON DEYİP GEÇMEYİN

Ağacı her mevsim yeşildir. Kökeni Hindistan olup Avrupaya 12.yüzyılda getirilmiştir. Kabuğunun % 30 u selüloz liflerinden oluşmuştur. Bu lifler tok tutar, dışkının kıvamını düzenler. Kalın bağırsaktaki faydalı mikroplarımızın çalışma gücünü ve sayısını arttıran bu lifler aynı zamanda pek çok faydalı maddenin emilerek vücudumuza katılmasına yardımcı olur. Orta boy bir limon 100 miligram C vitamini içerir.  Bu miktar yetişkinler için günlük ihtiyacı rahatlıkla karşılar. Ayrıca demir, kalsiyum, potasyum, selenyum, manganez, bakır, çinko, B ve E vitaminlerini de içermektedir.

Serbest radikal dediğimiz ve kabaca hücreleri paslandırıp damar sertliğini arttıran maddeleri ortamdan uzaklaştıran antioksidan denilen maddeler limonda boldur. Limonu bol olarak tüketen insanlarda yaşlanmanın ciltteki bulguları daha geç ortaya çıkmaktadır. Yapılan bazı çalışmalar doğal yollar ile alınan C vitamininin kanseri tetikleyen olayları azalttığını ama bunun tablet olarak almanın o kadar etkili olmadığını göstermektedir.

İçerdiği bazı maddeler ile kanın akışkanlığını sağladığı, cilde uygulandığında ölü hücreleri temizleyerek pullanmayı ve kuruluğu önleyerek doğal yoldan cildi nemlendirdiği belirtilmektedir. Bazı yeşil sebzelerde de kanser önleyici antioksidanların var olduğu bilinmektedir. Ancak limondaki bu etkinin 24 saat sürdüğü belirtilmektedir. Ağrılı adet görenlerde faydalı olmaktadır. Bunun dışında bazı kaynaklar boğaza kılçık batması, bilek şişmesi, diş eti iltihaplanmalarında da limonun yararlı etkileri olduğunu belirtmektedirler.

Daha bilimsel temeli olan onlarca makale ile bu yazı sürdürülebilir. Benim okuyucularıma önerim günde 1 adet limonun tüketilmesinin çok faydalı olacağı yönündedir.