“Ya bıraktığınız işi tamamlarsınız, ya da Bursa’dan sabah gidersiniz…”

Abone Ol

Bursa gibi, beklenti ve toplumsal refleksi yüksek bir kentin ‘büyükşehir’ yönetini olmak, kolay mıdır? İktidarla aynı siyasi partili olunsa dahi, ‘gökten zembille para inen sistem’ de yok, ‘projeler öyle gökten iner gibi’ de hemen olmuyor.

Dün…

Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni 2004-2009 döneminde yöneten merhum Hikmet Şahin’in vefatının yıldönümüydü.
Yerel yönetim gazeteciliğiyle…

Bursa’yı, O’nunla da soluduk.

BursaRay’ın bir etabının geciktiği ve bu nedenle toplumsal eleştirilerin yükseldiği haftalarda, kendisi de bu duruma tepkiliydi.
Bursa’ya davetle;

Türkiye’nin önde gelen holdingin en başındaki ünlü kişi, Bursa’da üstlenilen proje sürüncemesi nedeniyle Başkan’la masadaydı.

Projeye ait inşaatın olması gerektiği haliyle ertesi günün sabahıyla devam etmesi için uyarı yapılıyordu.
…Ve!
Şahin, “Ya bıraktığınız işi tamamlarsınız, ya da Bursa’dan sabah gidersiniz!” diye konuştu.

Ertesi gün;

Müteahhit, işbaşındaydı.
Bir sabah…
Şahin tarafından cep telefonuyla arandığımızda, “İhaleyle ilgili yazınızı okudum ve yaptığım değerlendirmeyle iptal ettim. Teşekkür ederim.” diyordu.
Bu duyarlılıkla…
O kararla;

Yerel yönetim ve dolayısıyla kentin yönetim bütçesine sağlanan kazanımla mesleki katkımız olmuştu.
Meslek hayatımda…

Televizyonda ilk haber programıma çıkmamın birkaç gün öncesiyle Başkan, “Bana, her şeyi sor, ama o kişiyi sorma?” ricası olmuştu.
Eleştirileriyle bilinen…
Aynı siyasi partili ve sonradan AK Parti’yle bağlarını bir süre koparan Pala’dan söz ediyordu.
Bu duruma karşılık…
Şahin’e, yerel yönetim gazeteciliğim ve deneyimimle tanındığımı, üstelik mesleki ilkeyle sormak istediğimi ifade ettim.
Nitekim…
Uygun lisanla sorduk.
Yorumladı.
Zararına olmadı.
Çünkü…
Kamuoyu;

Düşüncesini merak ediyordu.
Vaktiyle…

Ağır bir sağlık sorunu nedeniyle hastanede yattığıımzda ve yoğun bakımın tavanıyla başbaşa kaldığımızda, o süreçte içimize kapanmıştık.
Taburcu olduktan sonra…

Hikmet Şahin, cep telefonumuz aracılığıyla ulaşmış ve öncelikle “Geçmiş olsun!” diyordu.
Rahatsızlığımızı öğrendiğimde, “Serkan, ne amansız hastalıklar var. Yaşadığın rahatsızlığın ilacı ve tedavisi var. Şükredelim.” ifadesini kullandı.
Ardından…
Şahin, “Canın sıkılırsa, üzüntülere kapılırsan, Hikmet Ağabey’ini ara, konuşalım, bir araya gelelim.” demişti.
Belediyeciliği seven;
Planlı ve programlı olmayı önemseyen, başka ve yeni fikir ve önerilere açık bir belediye başkanıydı.
Bu nedenle…
kendisini anlatmak isteyen kolay ulaşırdı ve anlatırdı, ama düşünce ve önerisiyle ikna edemeyen, vaat edileni başaramayan veya başarısız olacağı anlaşılan varsa, ‘kendisine bir daha gözükmemesi’ gerekirdi.
İnegöl’ün başından tüm Bursa’nın başına geldiğinde, 3 büyük ilçesiyle öne çıkan Bursa’nın siyasetinde, AK Parti’nin tabanında da sürpriz oldu.

Bu tabloya karşılık…
AK Parti için;

İnegöl, farklı ve özel olmuştur.
 Şahin, “Bu büyük göreve, ben kendi kendimi getirmedim, tüm Bursa tercih etti, seçti.” yorumunda bulunuyordu.

AK Parti’liydi, ama…
Ulusal gazetede;

Ünlü simalarla yapılan röportajlarıyla bilinen Pakize Suda, kendisini de konuk almış ve hayranlıkla söz etmişti.
Siyasetin doğruları nedeniyle…

AK Parti’yle yolu ayrıldı.
Görevine;

DP’den, yeniden oldu.

Recep Altepe’nin birkaç yıl öncesiyle AK Parti’deki iç destekli rüzgarı, seçmenin sonuca yakın siyasi partiyi tercih etmesiyle birleşince, tekrar seçilemedi.

Bir gün…
Silahlı saldırıyla;

Hayatını kaybetti!
Allah;
Rahmet ve mekanını cennet etsin.

 

{ "vars": { "account": "G-5Y3NLJ44B6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }