banner5

banner4

Bahçeli: Türkiye eskiye dönmeyecektir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönmekten bahsedenler suya yazı yazan, ipe un seren, cüretleri cehaletlerinden doğan siyaset düşkünleridir. Türkiye eskiye dönmeyecektir'' dedi. ''MHP, Cumhur İttifakı içinde yer alsa da muhalefet göreviyle mesuldur" de diyen MHP lideri, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne uyum için yasa değişikliği mesajı verdi.

SİYASET 26.06.2020, 16:04 26.06.2020, 16:10
Bahçeli: Türkiye eskiye dönmeyecektir
banner11

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin milletvekilleri ile gerçekleştirdiği toplantının ardından yazılı açıklama yaptı.

Bahçeli açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

''24 Haziran 2018’de yapılan 27.Dönem Milletvekilliği Genel Seçimi’nin üzerinden iki yıl geçmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi TBMM’de 49 muhterem milletvekiliyle demokratik temsil hakkı kazanmış, tecelli eden milli iradenin görev ve gereğini müteakiben onurla temsil etmiştir.

İnancımız odur ki, Türk milletinin manevi ve milli değerleriyle birleşip temellenmeyen her siyasi önerme esen rüzgârla uçuşan saman çöplerinden öz itibariyle farksızdır. Partimiz Cumhur İttifakı’nın iki onurlu paydaşından birisidir.

Bu ahlaklı ve kutlu ittifak yapısı Türkiye’yi yükseltmeye ve yükselen değer yapmaya coşku ve heyecan içinde azmetmiş, söz vermiş, bu uğurda da gecesini gündüzüne katmıştır.

Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı’nın içinde yer alsa da, Gazi Meclis’te denge ve denetim işleviyle mevcut, muhalefet göreviyle mesuldür.

Muhalefet anlayışımızın tesisini ve teminini sağlarken, siyasetimizi milli şuurla teçhiz, sağlam argümanlarla tevsik; akıcı, akılcı, atik ve samimi üslupla tahkim ve takviye ettiğimiz yalın bir gerçektir.

İnandıklarımızı ifadeden hiçbir zaman imtina etmediğimiz aşikârdır. Her meseleye geniş bir cepheden bakarak, hayatın ve siyasetin her mevziisini derin bir görüş menziliyle kavrayarak sahip olduğumuz irade gücünü var olan imkânlarımızla dengeleyip örtüştürdüğümüz bilinmektedir.

Bu hal tercümesi ilkesel tutumuzun esasını ve özünü de teşkil etmektedir. Üstlendiğimiz tarihi sorumluluğun farkında olmak şöyle dursun, elbette fevkindeyiz.

Nedenleri çok ve çeşitli olan her soruna fikir ve ruh kökümüzün kaynaklarından beslenerek yaklaşmak tesadüfi bir tercihten öte mukadder bir takdirin, müstesna bir tavrın özetidir.

Gündelik sığ politikaların çukuruna gömülmeden, sığıntı polemiklerin dalgalanmalarına kapılmadan, ülkemizi, ülkülerimizi ve ilkelerimizi hür bir iradeyle temsil etmek bize göre şereflerin en büyüğüdür.

Milliyetçi Hareket Partisi klasik siyaset mücadelesinin ötesinde davasının hukukunu, Türk milletinin tarihi, kültürel ve ekonomik haklarını hem savunmak hem de sonuçlandırmakla mükelleftir.

Bizim için istikbal, ikbale feda edilemez mahrem bir hazinedir. İstiklalimiz hiçbir güç odağının insafına, gözetimine, denetimine, nefsine bırakılamaz haysiyet değeridir.

Kısaca milli bekamız hayat pırıltımız, varlık nişanemizdir. Milliyetçi Hareket Partisi selim bir mizaca, nezih bir müktesebata, nihayetsiz bir azme, çelikten bir atılganlığa haiz ve bunlarla da hadimdir.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin resmi ve siyasi olarak yönetim sistemimize girişi yaklaşık iki yılı bulmuştur.

Cumhuriyet tarihinin en büyük sistem reformu çok şükür kök salmış, maksat hasıl olmuştur.

Bilhassa KOVİD-19 hastalığıyla mücadele döneminde yeni hükümet sisteminin bütün özellikleri tezahür etmiş, seri ve etkili halde alınan kararlar salgına karşı Türkiye’nin mukavemetini diri tutmuştur.

Aziz milletimiz geleceğini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde görmüş, bütün menfi propagandalara rağmen yeni sistemi benimsemiş ve kabullenmiştir.

Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönmekten bahsedenler suya yazı yazan, ipe un seren, cüretleri cehaletlerinden doğan siyaset düşkünleridir. Türkiye eskiye dönmeyecektir.

Zillete ömür ve omuz veren siyasi garabetlerin bunu anlayıp kabul etmesinde sayısız yarar vardır.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin takip ettiği iki stratejik hedeften birisi Cumhur İttifakı’nın devamı, bir diğeri de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin dönemsel değil, bilakis daimi başarısıdır.

Türkiye, çok partili siyasi hayatın değişik veçhelerinde yeşerip yaygınlaşan sistem tartışmalarını milli iradenin onayıyla noktalamıştır.

Yeni hükümet sistemi anahtar fonksiyonu görerek, dünü bugüne bağlamış, geleceği bugünle bağdaştırmış ve buluşturmuştur.

Yeni hükümet sistemi kuşkusuz Türkiye’nin muhkem bir kazanımı, Türk milletinin muteber bir karakter ve kabiliyet mahsulüdür.

Yürürlükteki yasal ve idari mevzuatın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle uyumlaştırılması, terslik ve tenakuzların demokratik sabır ve uzlaşmayla telafisi samimi arzumuzdur.

Bu kapsamda, 15 Mayıs 2020 tarihinde yaptığımız yazılı basın açıklamasında ifade edilen, mahiyet ve muhtevası altı maddeden ibaret olan tekliflerimizin hukuki ve ahlaki bir temele kavuşturulması özellikle beklentimizdir.

Nitekim ve nihayetinde Sayın Cumhurbaşkanımızın girişimleriyle başlayan hazırlık süreci şu an partimiz ile AK Parti arasındaki temas ve görüşme trafiğiyle mesafe almakta, beliren ve bilinen kanuni düzenlemelerin alt yapısı oluşturulmaktadır.

''SİYASİ PARTİLER KANUNU, SEÇİM KANUNU VE İÇ TÜZÜK YENİDEN ELE ALINARAK ÇELİŞKİLER GİDERİLMELİ''

Özellikle Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu ve TBMM İç Tüzüğü’nü yeniden ele alarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle çelişmeyecek içerik netliğiyle ve ifade niteliğiyle perçinlemek zarurettir. Bir başka husus da Siyasi Etik Kanununa duyulan ertelenemez ihtiyaçtır. Siyaseti yozlaştıran çarpık zihniyetlerin artan etik sorunları Türkiye’yi zora sokmakta, ayak bağı olmaktadır. Türk siyaseti kirlenirken, milli irade kösteklenmektedir.

TBMM’de sipariş grup kuran ve kurduranlar, milletvekili borsasında alım satım yapanlar, milletin vermediği yetkiyi korsanca ve kurnazca kullanmaya heveslenenler, marjinal partilere belirli süreli ve belli amaçlara matuf milletvekili verip iş bitiminde tekrar iade alanlar Türkiye’nin imaj ve prestijini zedeleyen köhne ve kötürüm zihniyetlerden başkası değildir.

''CHP BU GAFLET KERVANININ BAŞINI ÇEKEN ÇIBANBAŞIDIR''

CHP bu gaflet ve rezalet kervanının başını çeken çıbanbaşıdır. Demokrasi demek dalavereyle ipotekli ve icazetli partilerin grup kurmalarının önünü açmak demek değildir. CHP, demokrasiyi zillet çamuruyla ziyan etmenin peşindedir. Türkiye’yi engellemenin arayış ve beklentisi içindedir. Nerede yalan varsa CHP oradadır. Nerede yanlış ve yıkım varsa CHP hemen dibindedir. Çünkü bu CHP zembereğinden boşalmış, balataları yakmıştır. Türkiye günbegün ağırlaşan bir CHP sorunu ile karşı karşıyadır. Siyasete bulaşmış zillet virüsü istikrarsızlığın ana kaynağıdır.

BARO DÜZENLEMESİ

Kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşlarla ilgili kanuni düzenlemelerin henüz hazırlık safhasında olduğu biliniyorken, bazı baroların 19 Haziran’da Ankara istikametli başlattıkları kaos yürüyüşü, buna CHP-HDP-İP’in aleni desteği sorumsuzluktur.

CHP’nin, HDP’nin ve bazı baroların peş peşe muhtelif gerekçelerle yollara dökülmesi zamanlama itibariyle melanet bir tertibin, melun bir tezgahın varlığına delalettir.

Karanlık bir kampanya tedavüldedir. Zehirli bir atmosferin oluşması için adeta yarış söz konusudur. Şayet aranılan ve amaçlanan bir hak talebini seslendirmek, malum kanuni düzenleme hazırlığı çerçevesinde siyasi muhataplarla görüş, öneri ve fikirleri paylaşmak ise bunun yöntemi ayakkabı eskitmek değil, sağduyulu diyaloglarla demokratik erdem göstermektir.

Hâlbuki kutuplaşmayı kamçılayan, kargaşayı teşvik eden yürüyüşler sadece yolları aşındırmakla kalmayacak, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüyle birlikte iç huzur ve barış ortamını da baltalayacaktır.

Millete tepeden bakan, fildişi kulelerinde keyif süren bazı baroların devam edegelen saltanatları riske girince çareyi gerilim ve kavga ikliminde bulmaları skandal bir ayıptır.

Türkiye’nin ve dünyanın bugünkü nazik ve kırılgan döneminde hırslarından dolayı sosyal mesafeyi bile ihlal eden bazı baro yöneticilerin sahneledikleri davranışlar demokratik bir eylem değil, densizlik ve despotik bir utanmazlıktır.

Ortada taslak bile yok iken, tekli-çoklu baro yönetimi kapsamında cepheleşmek yanlış ve sakat bir vehimdir.

Kaldı ki, demokrasinin çoğulculuğunu isteyenlerin, sıra çoklu baro düşüncesine geldiğinde bir kaşık suda fırtına koparması çözülmesi imkânsız bir çelişkidir.

Demokrasi farklı fikirlerin, farklı eğilimlerin ahlaki norm ve ölçüler içinde mücadele ve müsabakasını esas almaktadır.

Bugüne kadar yürüyerek efor ve enerji sarfeden bazı baroların yeterince dayatmacı, dar kadrocu ve kapalı devre çalışan sistemlerinin sesi duyulmuş, kendileri çalıp kendileri oynamışlardır.

Artık bu anti demokratik açmazın sonuna gelinmiştir.

Özellikle siyasi çığırtkanlık yapan, işi yol güzergâhlarında ayakçılığa kadar vardıran CHP’nin bunu idraki, değilse bile sükûtu şarttır.

Türkiye pek çok sorunla boğuşmuştur.

Siyasi ve ekonomik baskılara maruz kalmış, hain terörist saldırılara uğramıştır.

Ancak gündemdeki baroların hiçbirisi milli haklarımızın müdafaa amacıyla yollara düşmemiş, ses vermemiş, tepki göstermemiştir.

Hatta Türk Tabipler Birliği gibi oluşumlar terörle mücadeleye karşı çıkacak kadar alçalmışlar, bölücülerle aynı kareye girebilecek kadar çirkinleşmişler, milletimizle aralarına kapanmaz uçurumlar açmışlardır.

Bu gayri milli ve gayri ahlaki yapı milletimizin tertemiz iradesinden gücünü alan saygın milletvekilleri eliyle değiştirilmelidir.

Cumhur İttifakı bunu başarmaya muktedirdir.

Milliyetçi Hareket Partisi yapılacak her demokratik ve dengeli çalışmaya mutlaka destek verecek, arkasında duracaktır.

Türkiye tarihi bir eşikten muazzam bir direniş bilinciyle geçmektedir.

Libya’dan Suriye’ye, Doğu Akdeniz’den Irak’ın kuzeyine kadar egemenlik haklarını ve milli güvenliği şuurla ve onurla savunmaktadır.

Asıl ve gerçek savunma budur.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin haçlı donanması kurulma çağrısını yaptığı bugünkü dönemde, Türkiye’nin Fransa, Yunanistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgesel ve küresel güç merkezleriyle cepheleştiği bir zamanda, ülkemizi içerden süngülemek isteyenlere ant olsun izin verilmeyecektir.

CHP-HDP-İP-FETÖ-PKK milletin gücü karşısında saklanacak yer arayacaklardır.

Zalimlerin oyunlarına, bunların maşalarına, içimize kadar sızmış maskaralarına boyun eğmek, diz çökmek, teslim olmak muhal bir hayaldir.

Diğer yandan, Fransa Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’ye tehdit dozajı her geçen gün tırmanan kokuşmuş sözlerini çürütüp dağıtacak irade Türk milletinde ve Cumhur İttifakı’nda kudretle, kuvvetle vardır, ortadadır.

Tarihi sömürgeci ve kanlı çıkar mücadeleleriyle dolu olan Paris yönetiminin Libya’da veya Doğu Akdeniz’de provokasyon çabası ters tepecek, içimizdeki Fransızlarla birlikte emel sahiplerini rezil edecektir.

Türkiye stratejik sapmalara girmeden, fikri kaymalara izin vermeden başkent Ankara merkezli politikaları azimle uygulamaktadır.

Cumhur İttifakı, Cumhuriyet tarihinin en zorlu yıllarında ateşten gömleği seve seve giymiştir.

İnsanlık tarihinin bugünkü trajik ve feci bir hastalıkla pençeleşen döneminde, sadece kendi kaderini değil, bir bakıma tüm insanlığın kaderini dert ve mesele edecek bir liderlik anlayışına ihtiyaç vardır, 2023’ün Lider Ülke Türkiye hedefi ise bu ihtiyaca cevap verecektir.

Emperyalizmin yeni reklam yüzleri, yeni aparat ve ara elemanları olan CHP-HDP-İP Allah’ın izniyle mahcup olacaktır.

Türk milleti ucuz ve umutsuz bir hayatın takipçisi değildir.

Zira umutsuzluk imkânsızlığın sahibidir.

İman varsa imkânın olduğuna inanan beşeri ve tarihi bir kudretin umutsuzluk ve kötümserlik yaymaya çalışanları bozgunla tanıştırması mukadderdir.

Bizi bize gösterecek hedeflere, aynanın arkasına geçip, perdenin arkasında gerçekleri görecek muhteşem bir basirete Cumhur İttifakı sahiptir.

Unutulmasın ki Milliyetçi Hareket Partisi Allah’ın nihayetsiz lütuf ve keremiyle, mahsur kalmış olsa da karlı doruklardan inecek; dibine bırakılmış olsa da derin kuyulardan çıkacaktır.

Milletvekillerimiz muteber ve mutebet şahsiyet ve dirayet ölçüleriyle, aynı zamanda birlik ve beraberlik ruhuyla TBMM’de kutlu mücadelelerini dün olduğu gibi gelecekte de sürdüreceklerdir.

Cumhur İttifakı’na tam bağlılıkla, CHP-HDP-İP’in artık ayağa düşmüş, yalnızca istismara yarayan grup önerilerine hiçbir şekilde itibar ve ihtimam etmeden çalışmalarımız aynen devam edecektir.

Aziz milletimizin güvenine layık olmak için insanüstü bir gayretle üstlendiğimiz sorumlulukları yapmakta kararlıyız.

Merhum Sadri Maksudi Arsal’ın ifadesiyle söylersek, “Milliyetçilik, bütün beşeriyeti mesut ve müreffeh etmenin en doğru yoludur.”

Milletvekillerimizin tam kadro halinde katıldığı bugünkü toplantımızda hem Meclis faaliyetlerimiz, hem iç ve dış siyasi gelişmeler, hem de partimizin siyasi gündem ve öncelikleri değerlendirilmiştir.

TBMM BAŞKANLIĞI SEÇİMİ

TBMM Başkan Seçiminde Cumhur İttifakı’nın gereği neyse o yapılacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi varsa umut vardır. Milliyetçi Hareket Partisi varsa huzur vardır.

İstiklalde birlik, istikbalde dirlik, istikrarda süreklilik önceliğimizdir.

Bu hafta sonu YKS’ye girecek kardeşlerimize üstün başarılar diliyor, Allah yar ve yardımcıları olsun diyorum.

KOVİD-19’dan dolayı hayatlarını kaybetmiş vatandaşlarımıza, terörle mücadele halindeyken şehit düşmüş kahramanlarımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi Gazi Meclis’in çatısı altında üstlendiği milli sorumluluğun gereklerini şuurla, vakarla, mehabetle, muhabbetle ve dürüstlükle yapacak; son tahlilde tuzaklara, oyunlara, tahriklere sabırla, metanetle ve akılla karşılık verecektir.''

Yorumlar (0)
banner26
20°
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 14 Temmuz 2020
İmsak 03:47
Güneş 05:39
Öğle 13:15
İkindi 17:11
Akşam 20:41
Yatsı 22:24
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24