GÜLİN ÖZDEMİR KAYA / SOSYAL TV

Bursa’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadın gazetecilere özel anlamlı bir iftar programı düzenlendi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi fuaye alanında gerçekleştirilen programa Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile eşi Seden Bozbey ev sahipliği yaptı.

Whatsapp Image 2026 03 08 At 19.34.39 (1)

Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen buluşmada kadın gazeteciler aynı sofrada bir araya gelirken, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine dikkat çekildi. Programda, kadınların eşit, adil ve güvenli bir yaşam hakkına vurgu yapılarak “Eşitlik birlikte mümkün” mesajı paylaşıldı.

Whatsapp Image 2026 03 08 At 19.34.37

Programda konuşan Seden Bozbey, kadın emeği, eşitlik ve adil çalışma yaşamına ilişkin önemli mesajlar verdi.

Whatsapp Image 2026 03 08 At 19.34.38
Seden Bozbey’in konuşmasından öne çıkanlar;

Kadın Emeği, Eşitlik ve Adil Çalışma Yaşamı Kurumsal ve Bireysel Duruş Belgeleri, eşitliği soyut bir ideal olmaktan çıkarıp somut bir irade beyanına dönüştürüyor. Çünkü eşitlik temenniyle değil; niyetle ve kararlılıkla büyür.

Bu belgeler; kadın emeğini görünür kılmayı, kadınların söz ve karar süreçlerine eşit katılımını sağlamayı, iş yaşamında ayrımcılık, mobbing ve her türlü şiddete karşı net bir tutum almayı, eşit işe eşit ücret ve adil çalışma koşullarını desteklemeyi, kapsayıcı ve güvenli bir çalışma kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Kurumsal duruş belgesi, kurumların eşitlikten yana açık bir sorumluluk üstlenmesini sağlar. Bireysel duruş belgesi ise her birimizin gündelik hayatında, iş yaşamında ve ilişkilerinde eşitlikçi bir tavrı bilinçli bir tercih haline getirmesine katkı sunar.

Çünkü biliyoruz ki eşitlik yalnızca mevzuatla değil, bilinçle güçlenir. Yalnızca politikalarla değil, davranışlarla hayata geçer. Yalnızca sözle değil; imzayla ve kararlılıkla anlam kazanır.

Eşitlik ancak birlikte mümkün. Yan yana durduğumuzda, birbirimizin emeğini gördüğümüzde ve birbirimizi güçlendirdiğimizde gerçek anlamına kavuşur.

Bu nedenle tüm kurumları, sivil toplum kuruluşlarını, iş dünyasını ve her bir yurttaşımızı bu ortak duruşun parçası olmaya; dijital ortamda duruş belgesini imzalayarak eşitlikten yana açık ve cesur bir tavır almaya davet ediyorum.

Gelin, kadın emeğinin görünür olduğu, şiddetin ve ayrımcılığın normalleşmediği, adil ve kapsayıcı bir çalışma yaşamını birlikte inşa edelim.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün; eşitlik mücadelemizi büyüttüğümüz, dayanışmamızı güçlendirdiğimiz ve geleceğe umutla baktığımız bir dönüm noktası olmasını diliyorum.

Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum. Geldiğiniz için de çok teşekkür ediyorum.

Whatsapp Image 2026 03 08 At 19.32.59

Başkan Mustafa Bozbey’in konuşmasından öne çıkanlar;

Sevgili eşim Seden Bozbey ile birlikte sizlerin arasında olmak, sizlerle aynı havayı solumak ve aynı ortamda bulunmak benim için de çok güzel bir duygu. Seden Hanım aslında her şeyi söyledi, bize pek bir şey bırakmadı.

Ben de kurumsal anlamda Kurumsal Duruş Belgesi’ni imzalayanlardan bir tanesiyim. Bu konuda mesaj ilettiğimiz belediye başkanlarımız da var. Onlardan geri dönüş almak da gerçekten bizleri çok mutlu etti. Birçok kurum, kuruluş ve kişi kurumsal ve bireysel duruş belgelerini imzalamak için adeta yarışa girdi.

Bu anlamda hem derneklerimize hem de bu belgeye imza atan her güzel insana ve kurum yöneticilerine selam ve sevgilerimi iletiyorum. Hepsine teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar.

Aynı zamanda sizlerin önünde bir karekod bulunuyor. Oradan da bireysel ya da kurumsal duruş belgesini imzalamanız mümkün.

Elbette şu anda Ramazan ayındayız. Ramazan ayı paylaşma ayıdır, dayanışma ayıdır. Ancak bugün bu dayanışmanın aynı zamanda eşitlik dayanışmasına da dönüştüğünü görüyoruz. Bu konuda katkı sunan ve destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum.

Toplumun her alanında sizlerin emeği, ürettiğiniz değer, alın teriniz ve el emeğiniz o kadar çok ki bunların sayısını saymak bile mümkün değil. Ancak toplumdaki ve çalışma hayatındaki tabloya baktığımızda üzülerek belirtmeliyim ki kadınların hak ettiği yerde hâlâ tam olarak olmadığını görüyoruz. İşte biz buna karşı bir duruş gösteriyoruz.

Eğer nüfusumuzun yüzde 50’si kadın, yüzde 50’si erkekse; kadınlar da üretimde, çalışma hayatında, sosyal yaşamda ve hayatın her alanında aynı oranda var olmalıdır.

Geçtiğimiz günlerde bir fabrikayı ziyaret ettik. Borçelik fabrikasında yaklaşık 150 kadın çalışan var. Ağır sanayi dediğimiz bir alan. İlk düşündüğümüzde “Acaba kadınlar ağır sanayide çalışabilir mi?” diye tereddüt edenler olabilir. Ancak orada çalışan kadınların ürettiklerini, makineleri nasıl ustalıkla kullandıklarını gördüğümde gerçekten gurur duydum. Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum ve onları alkışlıyorum.

Toplumun her yerinde kadınlar her işi yapabilir, her alanda başarıyla yer alabilir. Bu nedenle kadın–erkek ayrımı yapmadan bunu düşünmeli ve hayata geçirmeliyiz.

Biz de Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak kadın çalışan sayısını artırmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda tren sürücülüğü yani vatmanlık, otobüs şoförlüğü gibi belki birçok kişinin “olur mu?” diye düşündüğü alanlarda da kadınların görev almasını sağlıyor ve bu sayıyı artırıyoruz. Bu sayıyı çoğaltmamız gerekiyor.

Bizler üretimde ve yaşamın diğer tüm alanlarında kadının eşitlikçi bir anlayışla yer alması gerektiğine inanıyoruz. Bunun için de hem Büyükşehir Belediyesi olarak hem de birey olarak bu süreci takip ediyor ve bunun altına imzamızı atıyoruz.

Sevgili kadınlar, bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Ancak bu sadece bir gün kadınları hatırlamak anlamına gelmemeli. Bizim için yılın 365 günü kadın ve erkek eşit değerde ve aynı önemdedir. Bizim yaklaşımımız budur.

Bu anlayışı sürdürdüğümüz sürece toplumda barışı sağlamış oluruz, eşitliği güçlendirmiş oluruz ve aynı zamanda kentimizi, Bursa’yı daha güzel bir geleceğe taşımış oluruz.