Nilüfer Çayı’nı kirleten hıyarlar!

Abone Ol

Ovası, yeşili gibi klasik bir Bursa nostaljisidir Nilüfer Çayı

Bir sohbet ortamında konusu açılmaya görsün, eski Bursalılar iç çekerek anlatırlar;

“Ahh azizim ahh! Bakmayın şimdi gökkuşağı renginde aktığına… Gençliğimizde pırıl pırıl akardı bu Nilüfer Çayı… Suyu içilir, içinde balıklar oynaşırdı… Yazları ailece pikniğe gelir, temiz ve serin sularında korkmadan yüzer, balık tutardık… Kurbağalar hoplar zıplardı suyunda. Dağdan taşıdığı kar suyuyla ovaya can katar, toprağı bereketlendirir, yeşiline yeşillik katardı. Gitti o canım çay, bırakın içine girip yüzmeyi, balık tutmayı, artık yanından geçerken bile burnumuzu kapatıyoruz kokudan, midemiz bulanmasın diye yüzümüzü çeviriyoruz kirlilikten…”

Dün, Bursa’nın su kaynakları ve yatırımlarıyla ilgili düzenlediği basın toplantısında Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın da gündemindeydi bu konu…

“Son günlerde Nilüfer Çayı çok konuşulduğu için ifade etmek istiyorum. Özellikle Dünya Çevre Günü’nde herkes çok hassaslaştı. Herkeste bir Nilüfer Çayı duygusu depreşti. Veryansın ediyorlar fabrikalara, yerel yönetimlere… 30 bin metreküp kapasitesi olan Nilüfer Çayı’na 600 bin metreküplük deşarj iznini vakti zamanında, yıllar önce ben vermedim. Ama bizim bu noktada geçmişte yapılan ihmallere, yanlışlara takılmadan mevcut verilerle işi en verimli hale getirmek adına bir şeyler yapmamız lazım” dedi Aktaş… 

Başkan, geçmişe takılmamalı dese de insan yine de sormadan edemiyor…

Pırıl pırıl o güzelim Nilüfer Çayı bugün neden bu kadar berbat halde?

Kim veya kimler nasıl getirdi onu bu hale?

30 bin metreküp kapasitesi olmasına rağmen geçmişte 600 bin metreküplük deşarj iznini verenler mi sadece?

Elbette hayır!

Ayıptır söylemesi, hıyarların da katkısı büyük bu kirlilikte!

Hangi hıyarların mı?

Mevzuyu muzipliğe çekmeden anlatayım hemen…

Olay gazetesindeyken meslektaşım Yusuf Kayışoğlu ile birlikte yaptığımız tam sayfa röportajda resmen tarihi itirafta bulunmuştu bize, Nilüfer Belediyesi eski başkanı Mustafa Bozbey…

Okul tatillerinde para kazanmak için ev halkından habersizce, akrabalarının Özlüce’deki tarlalarından arkadaşlarıyla topladığı badem salatalıkları pazarda satarmış Bozbey, satamadıklarını da gizlice Nilüfer Çayı’na atıp kaçarlar, kazandıkları parayı da Kültürpark’ta harcarlarmış…

Hatırladıkça hala vicdan azabı çektiğini söylemişti, o gün…

Çocukluk aklı ve masumiyeti işte, niye atıyorsun, ver pazarda gariban vatandaşa bedava yesin!

Fakat çok kötü örnek olmuş Mustafa başkan!

Ne yazık ki Nilüfer Çayı’nda bugün hıyarlar yüzüyor hala!

Yalnız hıyar olsa iyi semt pazarı hatta AVM gibi üstü, ne ararsanız var!

Balık ve kurbağalar hariç!

{ "vars": { "account": "G-5Y3NLJ44B6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }