Milyonluk konutlara da, sıvı yağa da hücum var!

Abone Ol

TV’lerimize bakarsak, sanki Ukrayna ve Rusya’yla beraber savaşıyoruz, ama asıl saatlerce konuşulması gereken, günlük hayatın sürdürülebilirliğini tehdit eden zamlarla olan savaş… Böyle derken, toplumsal tuhaflığımız da var.

Maske zorunluluğu ve HES Kodu’nun kaldırıldığı yeni dönemin ilk hafta sonuyla alışveriş merkezleri doldu, otoparklarda yer bulmak kolay olmadı.
Zamlar ve pahalılığın gündemiyle “Ne olacak halimiz?” diye soruluyor ve cevabı aranıyor, ama tuhaflığımız, çelişkilerimizin fotoğraflarıda var.

Bir fotoğrafla;

Zam ve kıtlık söylemleri ortaya atılınca, 4-5 litrelik plastik ve teneke ambalajlı sofralık sıvı yağlara hücum oluşuyor.
Bir fotoğrafla;

Temelinden 500-750 bin liraya, bitmiş olanları 1-3 milyon lira arasında değişen yeni konutlar, alıcısız kalmıyor.

Zamlar devleşti!

Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesi, küresel petrol piyasasını yükseltirken, yarın gelmesi muhtemel yeni zamlarla 20 TL’ye ulaşılacak.
En büyük kağıt banknotumuzla ancak 11 litreye yakın benzin alınabilirken, dertli bayilerin litre başına kârı, 50-55 kuruş arasında kalıyor.
Akaryakıttan KDV de ÖTV toplayan devlet, vatandaşlarından sabır ve fedakarlık bekleyebilir, ama kendisine de vergiden fedakarlık düşüyor. 
Gidişat olarak..
Buğday, un ve sofralık ayçiçek yağında Rusya ve Ukrayna’ya olan bağımlılığı da dikkate alırsak, bir başka sorunla da karşı karşıyayız.
TV’lerimizdeki tartışma programlarında: Rusya ile Ukrayna’nın meselesi, askeri bakışın ötesine geçmiyor.

Piyasalarımıza, sofralarımıza yansımasının, günlük hayatın sürdürülebilirliğine tehditinin esamesi okunmuyor.

Gözüne perde inmiş gibi yayın yapan bir TV kanalı, bir pazaryerinden yayınında, meyve ve sebze fiyatlarındaki düşüşü iddia ediyor.
Akaryakıt istasyonlarına yanaşan sürücülere de, fırıncılar ve zincir marketlere giden vatandaşa da mikrofon uzatmalılar.
Pazaryerlerinde kredi kartı da işlemiyor, ama ‘Hal’deki asgari ve azami fiyatlara göre, kar oranları tartışılıyor.
Zincir marketlerin tezgahlarında, alış ile satış fiyatlarında, daha büyük farklar olduğundan şikayet ediliyor.

Düşük KDV’li gıda ürünlerinin kapsamı genişledi, ama etiketlere indirim sonrası, ‘yeniden zamlarla normale dönüldüğü’ tepkisi de bulunuyor.

Bir süredir…
Buğday ve un fiyatları yeniden hareketlenirken, sofraların temel besini ekmekte de, zam serisinin sürebilmesi güçlü ihtimal oluşturuyor.
Ambalajlı gıda reklamlarındaki zorunlu bir altyazıyla “Günde 4-5 porsiyon meyve tüketiniz” deniliyor, ama alım gücü dibe vurdu.
…Ve!
Türkiye’nin içerisinde bulunduğu zor koşulları, ticari fırsata çevirmek isteyenlere karşı, devletin istikrarlı, güçlü mücadelesine ihtiyaç var.
Bu arada…

Bordrolular ve emeklilerin; ‘endişeli, az ve öz satınalma’ yapabilen ciddi kitleyi oluşturduğundan söz edildiğini de ifade edelim.
 

{ "vars": { "account": "G-5Y3NLJ44B6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }