Türkiye'yi, Avrupa Leylek Köyleri Birliği'nde temsil eden tek köy olan Bursa'nın Karacabey ilçesi Eskikaraağaç köyünde balıkçı Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin dostluğu, milyonlar tarafından ilgiyle takip edilen hikayeye dönüştü. Her göçte gelip, Adem Yılmaz'ın kayığına konan Yaren, 24 Şubat’ta, 15'inci kez köye geldi. Yaren leylek 10 Mart’ta ise göçten dönen eşi Nazlı ile yuvasında buluştu. Bu yıl 5 yavruları olan Yaren ve eşi Nazlı leylek, günlerini Eskikaraağaç Leylek Köyü’ndeki yuvalarında geçiriyor. Nazlı leylek yuvada yavrularıyla ilgilenirken, Yaren leylek de her sabah göle açılan balıkçı Adem Yılmaz’ın kendisi için tuttuğu balıkları, kayığa konup yiyor.

Leylek1-4

‘ADEM AMCA HARİKALAR DİYARINDA’

Yaren leylek ile balıkçı Adem Yılmaz’ın belgesellere, hikaye kitaplarına ve şarkıların kliplerine konu olan kayıktaki buluşmasına bu yıl Nazlı da dahil oldu. 5 yıl önce bir kez kayığa konan, ondan sonra ise hep tereddüt edip, kıyıda beklediği için ‘Nazlı’ adı verilen leylek bu yıl yeniden kayığa kondu. 5 yıl aranın ardından gerçekleşen buluşmayı doğa ve yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş görüntüledi. Bu buluşmayı mahallenin kedileri de kıyıdan izlerken, Tüydeş o anları sosyal medya hesabından şu sözlerle paylaştı:

“Ve, 5 yıl aradan sonra Yaren leylek yeniden eşi Nazlı ile birlikte Adem Amcanın kayığında. Zaten Yaren gibi kayığa konmayıp nazlandığı için ona bu ismi vermiştik. 5 yıl aradan sonra bu yıl yeniden birlikte kayıktalar. Onların Uluabat Gölü'ndeki bu masalsı anlarına balıkçıllar, ördekler, karabataklar, martılar, kargalar ve hatta kediler bile eşlik etti önceki gün. Adem Amca Harikalar Diyarı'nda... Eğer bundan 100 yıl önce yaşasaydı, kuşlarla konuşuyor diyerek belki de onu kutsal bir yere koyarlardı. Birisi şöyle demişti; büyüklerimizin anlattığı masalları yaşıyoruz. Gerçekten de öyle değil mi? Nazlı tam kayığa konuyor, Yaren sanki gülümsüyor, ak balıkçıl poz veriyor, ben de kareye gireyim der gibi etrafta dolanıyor. Adem Amca ise tüm bu güzelliği sessizce izlerken haklı bir gururla tebessüm ediyor. Mahalle kedilerinin bu buluşmayı müthiş bir kıskançlıkla kıyıdan izliyor. Bu hikayeyi 10 yıl önce ilk paylaşırken şöyle bir başlık seçmiştik: ‘La Fontaine Masalları Gerçek Oldu.’ Aradan geçen onca yıla rağmen, hala yeni bir sayfasını yaşamaya devam ediyoruz.”

Leylek-5

‘ADEM AMCA'NIN KAYIĞININ BU DENLİ KALABALIK OLMASI HARİKAYDI’

Kedilerin de balıkçı Adem Yılmaz’ın kayığına çıkıp, beslendiği anları da fotoğraflayan Tüydeş, 5 yıl aradan sonra gerçekleşen buluşmanın masalsı bir görüntü oluşturduğunu belirterek, “Ona zaten kayığa konmaktan tereddüt ettiği için Nazlı adını vermiştik. 5 yıl önce zaman zaman kayığa konduğu anlar olmuştu. Ancak devamı gelmemişti. 5 yıl aradan sonra bu yıl yeniden eşi Yaren gibi o da kayığa konunca fotoğrafa çok daha büyük bir hikaye yansıdı. Onların bu buluşmasına gölün kuşları da dahil olunca o anları 'Adem Harikalar Diyarında' başlığıyla paylaştım. Çünkü küçük ak balıkçıl, gece balıkçılı, gri balıkçıl, karga, gümüş martı ve onların yanında kıyıda kediler ve açıkta pelikanlar da bu dostluğu izliyor ve bir yandan düşen balıklardan nasipleniyor. Uzun bir aradan sonra Adem Amca'nın kayığının bu denli kalabalık olması harikaydı” ifadelerini kullandı.

‘ADETA MİSAFİR AĞIRLAMAKTAN YORULDUM’

Balıkçı Adem Yılmaz'da o anlardan duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Bu sabah misafir ağırlamaktan yoruldum adeta. Balıkçıllar, martılar, karabataklar, kıyıda da kediler, kayıkta leylekler derken epey yoruldum. Ama çok mutluyum. Acaba bu yıl yavruları da gelir mi diye düşünmeye başladım. Çok mutlu olurum elbette” diye konuştu.

‘SU SEVİYESİNİN ARTMASI FELAKET DEĞİL DOĞA İÇİN CENNET’

Öte yandan bu yıl özellikle bahar aylarında artan yağışlar nedeniyle gölün su seviyesinin eski yıllardaki gibi artığını belirten Alper Tüydeş, bunun yavru sayısına da etki ettiğini belirterek Yaren'in 5 yavrusu olduğunu ve hepsinin gayet sağlıklı bir şekilde büyümeye devam ettiğini belirtti. Bunun yanında bölgedeki diğer yuvalarda da yavru sayısında olumlu bir artış olduğunu söyleyen Tüydeş, “İnsanlar bu yağışları ve artan su seviyesini felaket diye adlandırıyor ancak doğa için bu durum aksine bir cennet oldu” dedi.