11 yıl önce Mudanya’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti Mehmet Gedik…
Siyasete Mustafakemalpaşa’da ANAVATAN Partisi’nde başlamış, Bursa il başkanlığı, iki dönem milletvekilliği, Genel Başkan yardımcılığı gibi görevlerde bulunmuştu rahmetli…
Eski başbakan merhum Mesut Yılmaz’ın partinin başına gelmesinde de çok emeği olmuştu.
Çekinmeden, düşünmeden partisinde, medyada doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilen isimlerdendi…
O yüzden de partililer ve biz gazetecilerle sohbette, “Dediğim dedik Mehmet Gedik” diye takılırdık kendisine…
Dün, geçmişte siyaset yaptığı kadim dostları Mustafakemalpaşa’daki kabri başında dualarla anmışlar Gedik’i…
Pandemiden dolayı iki yıldır gidemiyorlardı.
Fotoğrafa baktım, ANAP’ın efsane kadrosu orada…
Kimler yok ki…
Şenol Kul, Adnan Tekin, Vedat Kantar, Ekrem Pamuk, Erol Yılmazer, Çetin Sabırlı, Murat Delibaşoğlu, Ceyhun Özüm, Erol Köksal, Erdinç Ceyhan, Tevfik Demir, Basri Kumova, Musa Gedik, Hüseyin Aslan…
Fotoğraf, siyasette vefa olmaz diyenlere kapak niteliğinde!
Bu kadro, zaman zaman da yemekli, sohbetli organizasyonlar yaparak anılarla da yaşatıyorlar Gedik’i, unutmuyor, unutturmuyorlar…
Anılar demişken…
Rahmetliyle ilgili benim de unutamadığım bir anekdot var…
Bir seçim dönemiydi…
ANAP iktidarda, Gedik de milletvekili…
Politika muhabiri olarak ANAP’ı takip ediyorum…
Partinin bizim gazeteyle aynı binadaki seçim koordinasyon merkezinde sohbet ederken, bir partili soluk soluğa gelmişti yanına:
“Vekilim koş yetiş! Polis, senin makam aracını çekiyor!”
Önce kamera şakası zanneden Gedik, sonra bakıyor iş ciddi, “Kim bu yürek yemiş delikanlı, gidip görelim bakalım” diyerek, hışımla çıkıyor partiden…
Tam, aracı çekiciye yüklenirken, sesleniyor:
“Kolay gelsin memur kardeş, nereye çekiyorsun da o aracı?”
Bir yandan ceza makbuzunu yazmakta olan genç memur, gayet sakin cevaplıyor:
“Otoparka!”
“Niye çekiyorsun?”
“Park edilmez yere park ettiği için!”
“Peki bu aracın kime ait olduğunu biliyor musun? Bak üzerinde TBMM logosu var!”
“Fark etmez, babamın aracı olsa hatalı park eden, af etmem!”
“Ula sevdim seni, Karadenizliye benziyorsun da!”
“Evet hemşeriyiz ben de Karadenizliyim!”
Bu konuşmadan sonra polis memurunun elini sıkıp, “o halde sana kolay gelsin hemşerim” diyerek, dönüyor partiye Gedik…
Diyaloğa tanık olan partililerin “Vekilim, niye müdahale etmedin aracın gitmesine?” sorusuna gülerek şu cevabı vermişti rahmetli:
“Duymadınız mı, Karadenizliymiş, biraz daha inatlaşsak, seçim otobüsümüzü bile çektirir, yürüyün gidelim da!”
Bu vesileyle, ben de rahmetle anıyorum, Gedik’i ve hayatını kaybetmiş Bursa’ya hizmeti geçmiş tüm eski siyasetçileri…