Temel gıdada, düşük KDV’nin kapsamı genişletildi, ama ne derece çare olduğu ve amaca ulaşıldığı tartışılıyor. Herkesin cebini yakan elektrik ve doğalgaz faturaları, gıda işyerlerinde, müşterilerin önüne çıkarılıyor.
Sofralar için…
KDV’nin %8 yerine 1 olarak uygulanacağı ürünler fazlalaştırılsa da, aradaki %7’lik indirimle de, zincir zamlar ve pahalılık tam anlamıyla bertaraf edilemiyor.
Asgari ücrete yüksek oranlı zam, vasıflı ve kıdemli emekçilerle beraber, personel giderlerini daha da yukarıya taşımıştı.
Elektrik ve doğalgaz faturalarında yüksek zamlar, farklı ölçekli kurumsal market zincirlerini daha çok etkilerken, küçük esnafın işi de zorlaşmıştı.
KDV indirimi yapıldı, ama…
Marketlere gidenler arasında, hayli şaşkın olanlar da, kızgın olanlar da vardı ve ilginç diyaloglar da yaşandı.
Özellikle…
Semt tezgahlarının ardında, “Zaten zam yapacaktık” deyip, ardından “Etiketlere yansıtmamış olduk” denilmesiyle yine karşılaşılıyor.
Bu durum da bir kenara…
Elektrik ve doğalgaza ait yüklü faturalar, pahalılıktan yakınan müşterilere karşı, fiyatları savunma gerekçesi olarak anlatılmaya başlandı.
Et fiyatlarına, KDV indiriminin ilk günlerinde zam yapıldığına ilişkin haberler de, geçim derdindeki vatandaşı yine üzecektir.
Toplayacağı vergiden feragat eden hükümet, aynı oranda feragatı özel sektörden de beklediğini duyurmuştu.
Bu adım;
Ülke gündeminde de başlıca yer eden zam zinciri ve pahalılığın karşısında, aynı zamanda psikolojik bir hamle görüntüsü de taşıyor.
Muhalefet, temel gıdaya acil KDV indirimi yapılmasını istiyordu ve gerçekleşmiş oluyor.
Öğrenciler ve velilerin de, okul kantinlerindeki yakınmalar var, KDV indiriminin buralara yansıyıp yansımayacağı da ayrıca merak ediliyor.
Son durumla;
Bu noktaya gelindi, ama…
Özel sektörden aynı oranda etiket indirimi temennisi ve dolayısıyla beklentisi, henüz genel, yaygın karşılık bulmadı.
Üstelik…
KDV’deki indirime çekilen etiketlerin, belirli süreyle devam edeceğinin, sabit kalacağının kararı, takvimi yok.
Bu gelişme yaşanırken…
Semt pazaryerlerinde, pahalılık sürüyor.
İlginç olan…
Serbest piyasa ekonomisi sistemine rağmen, belirli ürünlerin fiyatları, adeta tek tip gibi duruyor.
…Ve!
Hikmet Şahin Sebze ve Meyve Hali’ne en yakın ve büyük pazaryerinin kurulduğu; gelir düzeyi yüksek Nilüfer’in en batısında, etiketler daha yüksek oluyor.
Alım gücü zayıflayınca;
Bazı meyve ve sebzelerin tane, dilimlenmiş ve yarım kiloluk kaselerde satıldığı görülüyor.
Coğrafi trajediyle;
Türkiye’nin 3 tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen, balık türleri de pahalıya satılıyor.
Pahalılık;
Sağlık açısından önem taşıyan beslenmeyi, mevcut hayat koşullarında sorunlu duruma getiriyor.
…Ve!
Milyonlarca çocuk, genç; okullarda!
TV’ye bakarsak…
Ambalajlı gıda reklamlarının altyazılarındaki tavsiyeyle her gün 4-5 porsiyon meyve ve sebze, nasıl tüketilecek?