banner88

banner4

banner89

banner86

banner102

Depreme karşı yaptığı plan sayesinde kurtuldu

İzmir depreminde en çok can kaybının yaşandığı Rızabey Apartmanı’ndan saatler sonra kurtarılan avukat Sercan Turgut yaşadıklarını Posta’ya anlattı. Turgut, "Müvekkil koltuklarımız var; berjerler, onların orada bir hayat üçgeni planlamıştım. Hayatta kalmamı hayat üçgenime bağlıyorum. Herkese bu ders ve yol gösterici olsun istiyorum." dedi.

GÜNDEM 04.11.2020, 16:43
Depreme karşı yaptığı plan sayesinde kurtuldu
banner11

Cuma günü 14.51’de meydan gelen İzmir depreminde en çok can kaybının yaşandığı Rızabey Apartmanı’ndan saatler sonra sağ kurtarılanlardan biri deavukat Sercan Turgut. Kendisi gibi avukat ablası Deniz Turgut’un binadan bir duruşma için ayrıldıktan beş dakika sonra 7’inci kattaki ofislerinde yakalanan Turgut; deprem anından kurtarıldığı dakikalara kadar, yaşadıklarını Posta'dan Banu Şen'e anlattı.

Turgut’la halen tedavi gördüğü Bayraklı’daki Galen Hastanesi’nde görüştük.

Kendi aramızda senaryoyu hazırlamıştık 

Rızabey Apartmanı’nda dört ortak avukat ofisimiz var. Ortaklarımızdan biri de ablam Deniz. 2 yıl önce arkadaşlarımızın yanına o ofise dahil olduk. Cuma günü ofiste ablamlaydık. Bir önceki gün tatil olduğu için diğer arkadaşlarımız yoktu. Ablam 14.30 gibi ‘Ben adliyeye gidiyorum’ diye çıktı. Adliye de hemen yakınımızda zaten. Benim biraz daha işim vardı, kaldım. Karnım acıktı evden getirdiklerimi yemek için mutfağa geçtim. Bir anda sarsıntı hissettim. Daha önce o binada depremi yaşadığım için ilk sarsıntı normal gibi geldi. Sonra yan odalardan çok ciddi derecede sesler gelmeye başladı. Cam sesleri, düşen çerçeveler, eşyalar… Sonra en son bir odanın camı patladı. O an ciddiyeti anlayınca, ocağı söndürdüm. Refleksle odama doğru yöneldim. Tamamen daha önce yaptığım kendi deprem senaryomuzu uyguladım. Ablamlar ve diğer arkadaşlarımızla, burası deprem bölgesi diye daha önce kendi aramızda konuşmuştuk. Hatta onlar ‘Biz masanın altına gireriz’ dediklerinde ‘Masaların altına girmeyin’ demiştim. 

Müvekkil koltuklarımız var; berjerler, onların orada bir hayat üçgeni planlamıştım. Masanın önü iki koltuk var oraya gider hayat üçgeni kurar, başımı korur o şekilde hayatımı kurtarırım demiştim. Nitekim bir anda 3 saniye sonra oraya geçtim, hayat üçgenimi sağladım kafamı da sakladım. Masa da, koltukla aramızda çatı görevi gördü. Telefonum da şans eseri elimdeydi, zemine koydum. Sonrası çökme… Zemine doğru karanlığın içinde metrelerce kayışım… Umutsuzluk yalnızlık, çaresizlik..

Metrelerce kaydım

Önce yer çöküyor. Siz altınızdaki zeminle birlikte aşağı gidiyorsunuz. Kaç metre bilmiyorum ama sanırım 7. Kattan üçüncü kata kadar düştüm. Aşağı düştüm sonra şu görüntüyü hatırlıyorum… Başka insanların sesleri, cam sesleri… Onu tarif edemem size. Düştüm ve bir yerde koltukla beraber bir yerde durdum. En son büyük bir tavan üstüme çöktü. Omzum zeminle beton arasında preslendi. Küçücük bir alanda tonlarca betonla 4.5 5 saat cenin pozisyonunda kaldım. Her taraf toz dumandı, karanlıktı. Az önce oturduğun bir buçuk 2 metre yüksekliğindeki ofis bir anda küçücük sadece sığamadın bir yer olarak kalıyor. Hayatta kalmamı hayat üçgenime bağlıyorum. Herkese bu ders ve yol gösterici olsun istiyorum. Bir deprem olduğunda bunu yaşayacağına ihtimal veremiyorsun ama vermen ve planını oluşturman gerekiyor.

"Dayan, seni kurtaracağım" 

Diğer bir şey de telefonum benden uzaklaşmamış. Şarjım da yetti. Telefonuma sığındım, ‘Şükürler olsun iyi ki varsın’ dedim. Hava kararınca ışığını flaş gibi tuttum, beni bulsunlar diye. İlk anda bayıldım ama bir anda telefon sesiyle uyandım. Son saniyelerimi yaşadığımı düşünüyordum. Bir baktım az önce ofisten çıkıp adliyeye doğru giden ablam Deniz. ‘Neredesin’ dedi. ‘Abla neredeyim bilmiyorum’ dedim. Adliyeye giderken deprem olduğunu hissedip hemen beni aramış. Etrafta yıkılan bina olmadığını görünce rahatlamış. Bizim binayı da öyle zannediyormuş. Telefonu kapatmadan sokağın başında doğru benimle konuşa konuşa geldi. ‘Bekle geliyorum, dayan, seni kurtaracağım’ diyordu ama göçük altında olduğunu tahmin etmiyordu. Binayı yerle bir görünce o da şoka girmiş. “Abla beni kurtar diyordum.’

Apartman kedi evi gibiydi 

Kurtarılmayı belerken o anlarda bizim bodrum kattaki apartman görevlimiz ‘kurtulmuş mudur’ diye düşünüyordum. Süheyla hanım vardı kedilere hep yuvalar yapmıştı. O kadar kedi o yüzden çıkıyor bizim apartmandan. Aşağıyı sokak hayvanlarına tahsis etmişti. Karıncayı incitmeyecek insanlar yaşıyordu. Kedi evi gibiydi. Onları düşündüm. 

Bir elin sıcaklığını aradım 

Önce ‘Kimse var mı’ sesini duydum. Bu ses acaba kurtarılmayı bekleyen birileri mi diye düşündüm. ‘İmdat kurtarın’ dedim ama beni duymuyormuş. Ben onları duyuyordum. Meğer vatandaşlar gelmiş. Ablam da orada benim sesimi, nerede olduğumu bulmaya çalışıyorlar. Sonra ekipler geldi. Yukarılardan sesleri geliyordu. Orada kurtarılmayı beklerken bir elin sıcaklığını aradım. Helikopter sesi duyuyordum, sesler duyuyordum. Kendini çocuk gibi hissediyorsun. 28 yaşındayım ama çocuk gibi hissettim, çocuk çaresizliği hissettim… Beni kurtaran görevliye ‘Abi elini tutabilir miyim’ diyordum. ’Elini verir misin’ dedim. Yalnız olduğunu hissetmemek adına, bir insan sıcaklığı istiyorsun. Bir şekilde beni buldular. Yukarıdan ışık gördüm. Yönlendirmeler yaptım. Beni kurtarırlarken, üzerimdeki beton ve berjer koltuğun konumuyla ilgili bilgiler verdim. Beni İzmir İtfaiyesi kurtardı. Beni kurtaran abi mesaj atmış. Onlara minnettarım. Kahraman mı diyeyim ne diyeyim bilemiyorum. Hayatımı onlara borçluyum. Sağlık çalışanları, tüm kurtarma görevlileri hepsine minnettarım. 30 Ekim onlar sayesinde benim yeniden doğduğum gün oldu. Kimse o karanlığı, çaresizliği korkuyu yaşamasın. Omzumdan o betonu kaldırdıklarında kurtulduğumu anlayıp, ağladım. Enkazdan sedyeyle götürülürken bir an binayı gördüm. Anlık bir görüntü. İnanamadım. O binanın halini, o moloz yığınlarını görünce, ‘Allahım ben nasıl bir yerden çıktım’ dedim.

Etraf deniz kumu gibiydi 

Enkazda malzemelerin ne kadar çürük zayıf olduğunu daha da hissettim. Deniz kumu gibiydi etraf. Bu binaların böyle olmasına sebep olanların yargı önünde hesap vermesi gerekiyor. Şimdi tek dileğim o.

Yorumlar (0)
banner113
banner116
15
kapalı
Namaz Vakti 19 Haziran 2021
İmsak 03:30
Güneş 05:27
Öğle 13:10
İkindi 17:08
Akşam 20:43
Yatsı 22:31
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30