Türk müziğinin sevilen sanatçısı Selami Şahin'in besteleyip söylediği en güzel şarkılardan biridir...
Bestesi kadar sözleri de çok hoştur...
Der ki;
"Gözler kalbin aynasıdır
Yalan nedir bilmez onlar
Siyah, mavi, yeşil olsun
Aşkı inkar etmez onlar...
Gözlerle ilgili yalnız bu şarkı değil daha niceleri var…
“Yeşil gözlerinden muhabbet kaptım”
“Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini”
“Gözlerin bir içim su…”
“Zeytin gözlüm sana meylim nedendir?”
Şarkı ve türküler kadar güzel atasözlerimiz ve deyimlerimiz de vardır...
Örneğin;
Gören gözün hakkı vardır...
Göz görmeyince gönül katlanır...
Göze gelmek...
Gözden düşmek gibi...
Konuşurken birbirlerinin gözünün içine bakmak, en kolay samimiyet testidir.
Bakmayanlar, bakmaktan korkan veya çekinenlerden kaçınılır.
Bilhassa, seçim dönemleri siyasetçilerin söylediği vaatlerden çok, baktığı yere göre verilir oylar!
Seçmenin gözünün içine bakarak konuşan oyu alıyor, tavana bakarak konuşan ise havayı!
Sevdiğimiz kişilere de "gözüm" diye hitap ederiz çoğu zaman... Kızdığımız da, "git gözüm görmesin" deriz!
Neden deriz peki?
ABD'li bilim insanları bunun da nedenini araştırmışlar...
Ve bulmuşlar!
Bir grup gönüllü denek üzerinde yaptıkları araştırmada, şu sonuca varmışlar...
Gözlerle, kalp arasında güçlü bir duygusal bağ gerçekten de varmış!
E günaydın!
Gözüme takılan o ilginç araştırmaya göre, insanların gözbebekleri sadece ışık aldığında genişlemiyormuş...
Unutamadığımız bir anı, olayı, kişiyi düşündüğümüzde de aynı refleksi gösteriyormuş...
Yani, büyüyormuş gözbebeklerimiz.
Demek ki, Selami Şahin boşuna seslenmiyormuş, "Gözden kalbe bir yol gider / Ayrılanlar buluşurlar" diye...
O halde, aynaya bakarken ne yapıyoruz?
Buğulanmasın, çatlamasın diye yalandan, samimiyetsizlikten uzak duruyoruz!
Kalp aynası, boy aynasından daha hassas, dikkat çöp kaçabilir, kirpik düşebilir!
ÇOK MERHAMETLİ MİLLETİZ!
Ta Osmanlı’dan beri Türk milleti, tarih boyunca ne çektiyse şu iflah olmaz merhamet duygusundan çekti!
O yüzden de sivrilttiğimiz kazıklar hep önce bize battı!
“Merhametten maraz doğar” sözünü boşuna söylememiş atalarımız…
Dilerim ki, aynı akıbeti mülteci konusunda yaşamayız, merhamet duygumuzu sömürüp bir maraz çıkarmazlar!
Dilerim ki;
Savaştan, terörden kaçarak ülkemize sığınanlar, yarın geldikleri şartları unutup kendilerine kucak açan, aşını, işini, evini paylaşanlara karşı teşekkürü nankörlükle, ihanet ve hainlikle ödemeye kalkmazlar!
Dilerim ki;
Bunları yapanları hak ettikleri şekilde sınır dışı ettiğimizde de, ikiyüzlü Batı’nın soykırım iddialarıyla karşılaşmayız!
Yalanım yok bu konuda kaygılıyım. Ama şunu da biliyor, inanıyorum ki;
Mülteci politikasında kandırılmanın bedelinin, geçmişteki kandırılmalara hiç benzemeyeceğinin Devletimiz de farkında!