“Çok ağır bir depremdi, sarsıntıydı” Hatay’ın İskenderun ilçesinde depreme yakalanan ve evi ve dükkânı yıkılan Sema Bediroğlu, "Yani her an yine yaşayacakmışız korkusu oluyor, kıpırdamıyoruz, adım atamıyoruz. Hani o an düşünemiyorsun, insanlar kaçmayı düşünüyor.Üst katımız indi, biz panik olduk, donduk kaldık. Çünkü bu sefer çok yüksekti. Çıkamayacağız, kurtulamayacağız, ümidiyle oturduk ve durduğumda indik ama yani hani o zaman gördük. Biz sandık bitecek hani duracak yıkımları gördük. Enkazları öyle gördük. Ya buraya da gelmemizin amacı hani düzelmediği için ama aklımız gönlümüz tabi ki şehrimizdedir. Burada da yaşamaya devam ediyoruz. Çocuklarım çok rahatsız olduğu için eşim panik atak tedavisi gördü. Belli araçlara binemiyoruz, evde kalamıyoruz, kapalı alana giremiyoruz. Üst katımda biraz yaramaz çocuk var. Adım attıkça deprem oluyor sanıyorum. Yani hani unutulmayacak bir şey unutuluyor diyorlar da unutulmuyor.
Depremin şokunu halen daha ailesiyle birlikte yaşayan Gandi Çirkin şöyle konuştu;
“Bizim için halen 6 Şubat günüdür, hiç değişmedi. Bir düşünün cehennemi yaşadık. Rabbimden de bunu talep ederim. Hiç düşmanıma dahi yaşatmasın. Deprem bölgesinden çıktıktan sonra bir gün olsun o günü unutamadık. Özellikle de bu son aya girdiğimiz zaman evde oturduğum zaman tarihe bakıyorum geçmiş ayın yılın ya diyordum ne yapıyordum ben? Fotoğrafları açıyorum, bilgisayarımdaki fotoğrafları açıyorum. Aaa filan yere gitmiştik, aaa şu kutlamayı yapmıştık, şöyle yapmıştık diye diye. Depremle uyandık dediğim gibi de yani unutmanın bir imkânı yok. Çekirdek ailemde şükürler olsun hiçbir şey yok ama tabii ki geniş ailede teyzemin kızları, oğlu, dayımın oğlu, torunları ile çocuklarıyla beraber hepsi vefat etti, yapacak da bir şey yok. Bana şu an için geçen inanın şaka değil, bir devlet dairesine gittim. Doğum tarihimi sormuşlar, ben farkına varmadan ısrarla 6 Şubat diyorum.