1925‘de Alman fizyolog Von Hering, otonom sinir sisteminin tıbbın gelecekteki en önemli konularından biri olacağını ortaya koymuştur. 1926'da Ferdinand Huneke, lokal anesteziğin istemeden damar dışına taştığı bir damar içi uygulama sonrasında hastanın kronik migreninin iyileştiğini gözlemlemiştir. Bu gözlem ile başlayan lokal anesteziklerin yaşamsal fonksiyonları düzenleyen otonom sinir sistemi üzerine etkileri ile ilgili araştırmalar sonucunda  bedene bütüncül ve destekleyici yaklaşan, bedenin kendi iyileşme kapasitesini düzenleyen ve destekleyen bir tedavi disiplini  geliştirilmiştir; Nöral Terapi. Günümüzde  Avrupa ülkeleri başta olmak üzere bir çok ülkede ağrı ile uğraşan hekimlerin önemli tedavi tercihlerinden biri olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Ülkemizde 2004’te Hüseyin Nazlıkul başkanlığında Bilimsel Nöralterapi ve Regülasyon Derneği(BNR) kurulmuştur. Bu dernek, Uluslararası Huneke Nöralterapi Derneği’nin (IGNH) kabul ettiği eğitimler vermektedir. Konuda eğitimli hekimlerin uygulamaları ile giderek daha fazla hastaya ulaştırılabilen bütüncül tedavi aracı olarak nöral terapi hasta ve hekim için yüz güldürücü bir tedavi seçeneğidir.

İnsan bedeninde 500.000 km elektriksel ileti ağı vardır. Bu ileti ağı vücudumuzdaki tüm yapılar ve maruz kaldığımız çevre ile ilgili sürekli bilgi toplar, bu verileri değerlendirir ve vücudumuzun  denge mekanizmalarını ve sağlık durumunu sürdürmeye yönelik müdahaleler yapar. Geçirilen hastalıklar, kazalar, aşırı stres, beslenme solunum vb yollarla toksik madde alımı gibi  durumlarda bu ileti ağının kendisi de hastalanmakta, düzensiz ve bozuk hale gelmektedir. Sinir ileti ağının bozulduğu durumlarda bedenden alınan sinyallerde ve bu sinyaller sonucunda bedenin verdiği cevaplarda da hatalar oluşur. Nöralterapi işte bu otonom sinir sisteminin uyarılmasını ve düzenlenmesini sağlar. Nöralterapi, serum fizyolojik ve lokal anestezik maddenin belirli oranlarda karıştırılıp kullanılmasıyla yapılan düzenleme tedavisidir.

Nöralterapide belirlenmiş noktalara uygulanan lokal anestezik enjeksiyonu ile kan dolaşımı, lenf dolaşımı ve sinirsel iletim dolaşımı düzenlenebilir. Bir dokunun kan dolaşımı iyileştirildiğinde o doku daha iyi beslenir; lenfatik dolaşım artınca doku artık madde ve toksinlerden temizlenir ve sinir iletisi artan, düzenlenen doku ise hem vücut içinden hem çevreden bilgiyi alabilir, değerlendirebilir ve yanıt oluşturabilir hale gelir. Dolasıyla, beslenen temizlenen ve düzenli komut alan sistemin kendini yenileme ve iyileştirme kapasitesi artar.

Enjeksiyon sırasında kullanılan özel ince iğneler sayesinde işlem sırasındaki acı hissi en aza inmektedir. Tedavi sonrası kişi günlük hayatına olağan şekilde devam edebilmektedir.

Tedavinin seans sayısı; her hastanın şikayetlerine, muayene bulgularına ve tedaviye verdiği yanıta göre özel olarak düzenlenir. Tedaviye yanıt, genel sağlık durumu, mevcut hastalığın şiddeti, bozucu faktörlerin fazla olması, beslenme ve uyku alışkanlıkları, hayat tarzı, psikolojik durum gibi faktörlerin hastaların iyileşme kabiliyetlerini etkilemesi sonucu bireyler arasında farklı hız ve düzeyde olabilmektedir. Genel olarak 3-7 gün aralıklarla yapılan 3-6 seans nöral terapi ile uzun süreli ağrı azalması sağlanmaktadır.

Kişinin değerlendirmesi, şikayetlerin ne zaman ortaya çıktığının sorgulanması ile başlar. Çünkü hastalığın ortaya çıkışı ile aynı anda meydana gelip bedeni etkileyen olaylar arasındaki zaman ve neden ilişkisi çok önemlidir. 3 aydan uzun süredir devam eden ağrılara kronik ağrı denir. Kronik ağrılarda genellikle ağrının olduğu bölgedeki sinir sistemi kısımlarının çalışması da düzensiz ve bozuk hale gelmektedir. Bu da ağrıyı başlatan sorun ortadan kalksa bile kronik ağrının devam etmesine sebep olabilmektedir. Örneğin, boyun fıtığı ile başlayan boyun ağrısı ve kulunçlar, fıtık geçtikten sonra bile aylarca devam edebilmektedir. Kronik ağrı ve fonksiyon bozukluklarının tedavisinde etkili bir yöntem olan nöral terapinin kaç seans ve ne kadar zaman aralığı ile uygulanacağı bireye özel olarak tanımlanmaktadır.

Nöral terapi, migren ve diğer baş ağrıları, boyun, sırt ve bel ağrıları, eklem ağrıları , sporcu yaralanmaları, nöropatik ağrı, romatizmal hastalıkların tedavisinde destekleyici olarak, fibromiyalji, kronik yorgunluk gibi durumlarda güvenle uygulanmaktadır.

Doruk Sağlık Grubu 14 Mart Tıp Bayramını coşkuyla kutladı Doruk Sağlık Grubu 14 Mart Tıp Bayramını coşkuyla kutladı