Faturalı dilenciler!

Abone Ol

Ülkede gündem malum, yüksek gelen elektrik ve doğalgaz faturaları…

Gıda ürünlerinde KDV’nin yüzde 1’e inmesi bile faturalara olan tepkileri dindirmedi.

Vatandaş da esnaf da, sanayici de yüksek gelen faturaları ödemek için akla karayı seçiyor…

“Bu faturalar hep böyle yüksek gelirse vay halimize!” diyorlar haklı olarak…

Muhalefet partileri, STK’lar da konunun üzerine giderek, yapılan zamların geri alınması için baskı yapıyorlar.

Cumhur İttifakı ortağı MHP Lideri Devlet Bahçeli bile yapılan zamların yüksekliğine değinmek zorunda kaldı partisinin grup toplantısında…

Nitekim Hükümet de sıkıntıların farkında, bir dizi önlemler almaya başladı…

Faturalarını ödemekte zorluk çeken kesimlere, zam oranında indirim ve kullanım kotasında kolaylıklar sağlayan yeni yeni ekonomik paketler açıklanıyor her gün…

Belediyeler de destek çıkıyor…

Bursa Büyükşehir Belediyesi de dar gelirli ailelerin elektrik ve doğalgaz faturalarına ekonomik destek vermeye başladı.

Destek verilen aileler gerçek ihtiyaç sahipleridir inşallah…

Çünkü her zaman olduğu gibi bu hassas konuyu istismar edenler, sömürenler de var toplumda…

Bir dostum anlattı…

İş yerinin kapısını çalan orta yaşlı bir vatandaş, son ödeme tarihleri gecikmiş, elindeki bir tomar elektrik, su ve doğalgaz faturasını göstererek, “Yanlış anlama evladım, ben dilenci değilim! Faturalarımı ödeyemedim. Elektrik ve doğalgazım kesildi. Evimde soğuk ve karanlıkta oturuyorum. Faturalarımı ödememde bana yardım eder misiniz?” diye sormuş…

Verse cüzdan, vermese vicdan azabı! 

Gelen kişinin;

Yıllardır ellerinde kendilerine ait olmayan reçetelerle, güya hastaneden yeni çıkardığını söylediği bir yakını için ilaç ve yol parası isteyen, dilenciliği meslek haline getirmiş profesyonellerden biri olma ihtimalini hatırlatarak sordum dostuma:

 “Ne yaptın, gelen vatandaşa faturalarını ödemesi için verdin mi para?”

Vatandaşın sözlerindeki samimiyetine ve mahcubiyetine inanıp vermiş bir miktar para ama şimdi kendi faturalarını nasıl ödeyeceğini düşünüyordu kara kara…

Tam bir trajikomik bir durumdu!  

Hele yan komşusu kuaföre gelen kadın dilenciyle ilgili anlattığı daha da trajikomikti dostumun…

Çocuklarına ekmek ve süt parası isteyen kadın dilenciye üzülerek henüz siftah yapmadığını söylemiş kuaför…

Bunun üzerine kadın dilenci boynunu bükerek seslenmiş:

“Madem paran yok, o zaman hayrına şu kaşlarımı alıver bari evladım! O da sevaptır!”

Güler misiniz, ağlar mısınız?

Ne günlere kaldık Yarabbi!

{ "vars": { "account": "G-5Y3NLJ44B6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }