‘Deprem kenti’ Bursa’da, ‘sigortasızlık’ duyarsızlığı!

Abone Ol

Kentimiz veya başka kentlerde ‘Deprem’ haberleri duyulunca, merak ve endişeye kapılıyoruz, ama… Binaların riski gibi, sigortalılık güvencesi için de aynı duyarlılığı tam anlamıyla göstermiyoruz.

Bursa’ya bakarsak…
Kaçak, plansız gelişen ve büyüyen Yıldırım’da, toplumsal ve sektörel bir refleksle kentsel dönüşüm yok sayılır.
Yıldırım Belediyesi ve şimdilerde Bursa Büyükşehir Belediyesi’yle beraber, yerel yönetimlerin itici gücü ve rol model oluşu dikkati çekiyor.

Velakin…

Gayrimenkul piyasasının canlı ve kıymetli olduğu Nilüfer’de, yakın geçmişe dayalı sitelerin dönüşüme alındığına tanık olduk.
Marmara Depremi’nin yaşandığı Sakarya, Kocaeli ve Yalova’ya komşu Bursa da, 1. Derece Deprem Kuşağı’nda bulunuyor.
Bu nedenle…

Bursa, ‘her an tetikte olmayı gerektiren’ koşullar içerisinde ve açıkçası en hazırlı olduğumuz, ‘Afet Anı ve Sonrası’ içindir.

Bursa İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü’nün  mevcut çalışması ve eyleme dönük planlaması, olası deprem için güven veriyor.

‘Güven’ derken…

Mevcut yapıların güçlendirilmesi veya dönüşümüne yönelik zafiyet durumu gibi, sigortalılıkta zafiyet sürüyor.
Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) mevcut son verileri, mevcut konutlar için olası sigortasızlık mağduriyetinin yüksek olacağını gösteriyor.

Üstelik…

Ruhsatsız;  kaçak konutların DASK’ın kapsamına alınmadığını da düşünürsek, bir hayli vahim durumla karşı karşıyayız.
Depremsek riski en fazla olan;

Marmara Bölgesi’nin geneliyle %40.10 olan DASK poliçesine tabi konutun oranı, Bursa’da %56.10 olarak kayıtlarda geçiyor.
Bursa’da, sigortaya kayıtsız kalma oranı, deprem riski yüksek diğer illere kıyasla gerilerde gidiyor.
Son durumla;
Yalova’da %80.70, Tekirdağ’da %77.20, Sakarya’da %75.50, Kocaeli’nde %62.40, Balıkesir’de %59.50 ve İstanbul’da 62.0 oranları öne çıkıyor.

Bursa’nın nüfusunu ve kaçak yapı fazlalığını da dikkate aldığımızda, olası deprem nedeniyle endişemiz büyüyor.

Nüfusu 3 milyonu aşan Bursa’da, 754 bin konutun bulunduğu, ancak 423 bin 250 konutun sigortalandığı görülüyor.
Böyle durumda;
DASK’a tabi olmayan sigortasızlığın oluşturacağı mağduriyetin, olası depremin büyüklüğüne göre, çok daha yüksek olacağı anlaşılıyor.
Bu arada…

DASK poliçesi;

Gayrimenkul ticareti ile altyapı hizmetleri aboneliklerinde zorunlu tutulmasaydı, sözünü ettiğimiz sigortalılık oranlarına da zor ulaşılırdı.

{ "vars": { "account": "G-5Y3NLJ44B6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }