Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokratlar Birliği Eğitim Çalıştayı'nda yaptığı konuşmada Türk ve Müslümanlara yönelik işlenen ırkçı ve nefref suçlarının örtbas edildiğini ifade etti. Erdoğan, "Avrupa’daki gelişmeleri takip eden herkesin kabul edeceği gerçek şudur; bugün Türk ve Müslüman nefretinden beslenen neo-nazi terörü, insanlarımızın can ve mal güvenliğini tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Aşırı sağcı akımların kimi Avrupa ülkelerinde bizzat devlet tarafından himaye edilmesi, batı demokrasileri adına tam bir faciadır, utançtır, skandaldır" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Ahmet Ercan'dan Bursa dahil 6 şehir için çarpıcı deprem uyarısı Ahmet Ercan'dan Bursa dahil 6 şehir için çarpıcı deprem uyarısı

Uluslararası Demokratlar Birliği'nin son dönemlerde kendi insanımızla birlikte kardeş topluluklara da el uzatmasını çok kıymetli buluyorum. Hak ve adalet eksenli yürüttüğü çalışmalarla 20 yılda bir marka haline dönüşen birliğimizi canı gönülden tebrik ediyorum. Sizlerin şahsında birliğe maddi manevi destek olan, emek veren, daha iyi yerlere gelmesi için ter döken her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum. Geride bıraktığımız 20 yılda birlik çatısı altında görev almış ama şimdi aramızda bulunmayan kardeşlerimizi de burada rahmetle yad diyorum.

Uluslararası Demokratlar Birliği, sene başında yaptığı kongreyle birlikte daha da güçlenmiş, gençleşmiş, dayanışmasını ev motivasyonunu artırmıştır. İç tartışmaları geride bırakan, birliğimiz demokrasi ve hukuktan sapmadan kuruluş misyonunu çok daha başarılı şekilde yerine getirecektir. Sadece bizim değil Avrupalı Türklerin yanı sıra kimliğini ve kültürünü koruma mücadelesi veren 10 milyonlarca kardeşimizin de Uluslararası Demokratlar Birliği'nden büyük beklentileri var. İslam düşmanlığından ırkçılığa pek çok tehdidin Avrupa'da tırmandığı bir dönemde sizlerin omzunda gerçekten ağır bir yük bulunuyor. Biz nerede yaşarsak yaşayalım milletçe güçlü olmak mecburiyetindeyiz. Şu an burada bizimle olan her bir kardeşimin yüksek özgüven ve sorumluluk bilinciyle hareket ettiğine inanıyorum. 

IRKÇI SALDIRILAR

Bugün yaklaşık 7 milyon insanımız Avrupa'da yaşıyor. Avrupalı Türklerin neredeyse yarısı Almanya'da ikamet ediyor. Vatandaşlarımız uzun yıllar haklarını kullanma noktasında sıkıntı çekti. Alman makamlarıyla olan görüşmelerimiz de biz de bu konuda yaşanan sıkıntıları pek çok kez gündeme taşıdık. Almanya'nın uzun yıllar direndikten sonra çifte vatandaşlığı kolaylaştıran düzenlemeleri kabul etmesini olumlu karşılıyoruz. Büyükelçilerimizin ve konsolosluklarımızın kapıları sizlere daima açıktır. Nefret suçlarıyla mücadele noktasında Avrupa'da bir ayrım söz konusu. Mağdurun kimliği daha fazla ön plana çıkıyor, belirleyici oluyor. Antisemitizme karşı gösterilen hassasiyet İslam düşmanlığından ve ırkçı saldırılardan esirgenmektedir. Bugün Türk ve Müslüman nefretinden beslenen neo-Nazi terörü, insanlarımızın can ve mal güvenliğini tehdit eden noktalara ulaşmıştır. 

SALDIRILAR TESADÜF DEĞİL

Şahsımızı ve ülkemizi hedef alan kampanyaların son dönemde artması tesadüf değildir. Bu kampanyaların tek hedefi bizi ve Türkiye'yi susturmaktır. Türkiye Gazze krizinde de dirayetli ve cesur bir duruş sergilemiştir. Gazze'ye en fazla insani yardım yapan ülkeyiz. Soykırımı daima gündemde tuttuk. küresel Siyonist lobinin tüm baskılarına rağmen bu tavrımızı koruyoruz. Kimliğine ve inancına bakmadan zalime zalim, mazluma mazlum demeye devam ediyoruz. Sağa sola insan hakları karnesi düzenleyenler, 35 bin Filistinlinin ölümünü sadece seyrettiler. Bugüne kadar İsrail güçleri hastaneleri, camileri, kiliseleri, mülteci kamplarını, okulları, sivilleri hedef aldı. İsrail'e artık yeter diyecek bir cesur yürek maalesef çıkmadı. Aylarca ateşkes çağrısı yapacak cesareti dahi gösteremediler. Bazı prestijli Amerikan üniversitelerinde vicdanlı akademisyen ve öğrenciler katliama tepki gösteriyor. Bu nedenle şiddete, zulme, hatta işkenceye maruz kalıyor.