Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Azerbaycan’daki temaslarına devam ediyor. Erdoğan temasları kapsamında, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile birlikte ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. Basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karabağ Zaferi'nin 6. yıl dönümünde Azerbaycan bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, "Bu anlamlı yıl dönümünü şairin ‘Dilimizde işlenen en aziz bir söz gibi, canımızı ısındıran ocak gibi, köz gibi en kokulu güllerle demetlenen Şuşa'mız’ diyerek tarif ettiği tarih, tabiat ve kültür şehri güzel Şuşa'da idrak etmekten ayrıca memnuniyet duyuyorum. Sözlerimin hemen başında Karabağ'ın azatlığı uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi minnetle, hürmetle yad ediyorum. Gazilerimize şükranlarımı sunuyor, Cenabı Allah'tan kendilerine sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler niyaz ediyorum" dedi.

"Türkiye ile Azerbaycan arasındaki münasebetler tarihin türlü imtihanlarından geçerek bugünkü ileri seviyesine ulaşmıştır"
Bundan 6 sene önce Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderliğinde Azerbaycan halkının büyük bir kahramanlıkla Karabağ'ı yeniden hürriyetine kavuşturulduğunu belirten Erdoğan, "Bu şanlı zafer, Azerbaycan'ın haklı davasının en güzel tezahürü, tüm Türk coğrafyasının övünç kaynağı olmayı sürdürüyor. Hepinizin bildiği üzere Türkiye ile Azerbaycan arasındaki münasebetler tarihin türlü imtihanlarından geçerek bugünkü ileri seviyesine ulaşmıştır. ‘Bir millet, iki devlet’ şiarıyla tarif ettiğimiz bu gönül birliği, müşterek mazimizden aldığı kuvvetle yarınlarımıza ışık tutan sönmez bir meşaledir. Kardeşliğimiz müşterek bir dilin, tarihin ve kültürün çok daha ötesindedir. Bakü'nün sevincini Ankara'nın sevinci, Şuşa'nın gururunu bütün milletimizin gururu bilmemiz bundandır" diye konuştu.

"Kardeşliğimizi zayıflatmak isteyenler dün olduğu gibi bugün de yarın da emellerine asla ulaşamayacaktır"
Türkiye ile Azerbaycan arasında 15 Haziran 2021 tarihinde Şuşa'da imzalanan Şuşa Beyannamesi’nin imzalandığını hatırlatan Erdoğan, "Şuşa'da imzaladığımız beyannameyle müttefiklik bağıyla tahkim ettiğimiz bu kardeşliğimizi zayıflatmak isteyenler dün olduğu gibi bugün de yarın da emellerine asla ulaşamayacaktır. Dün olduğu gibi bugün de yarın da emellerine asla ulaşamayacaktır. Cenabı Hakk'ın izniyle beraberliğimiz her zaman kaim olacaktır. Biz bu vizyonu aynı zamanda Türk dünyasında hakim kılmak için de var gücümüzle çalışıyoruz. Türk Devletleri Teşkilatı'mızın bugün ulaştığı ileri seviye, ortak irademizin ve gayretlerimizin en somut neticesidir. Bu vesileyle dönem başkanlığı süresince Türk dünyasının birlik ve dirliği için sergilediği gayretler dolayısıyla Azerbaycan'a teşekkür ediyorum. İnşallah biz de dönem başkanlığımız sırasında teşkilatın daha etkin, daha kurumsal bir yapıya kavuşması için çaba göstereceğiz" ifadelerini kullandı.
"Karabağ'ın yeniden imarı için Azerbaycan'ın ortaya koyduğu gayretleri büyük takdirle takip ediyoruz"
Azerbaycan'ın 44 günlük Vatan Muharebesi ile kendi topraklarını işgalden kurtarmasının Güney Kafkasya'da yeni bir dönemin kapısını araladığını vurgulayan Erdoğan, "Bugün önümüzde duran vazife, meydanlarda kazanılan zaferi kalıcı barış ve istikrarla taçlandırmaktır. Biz Azerbaycan'ın haklı mücadelesini sahiplendiğimiz gibi bölgemizde kalıcı barışın tesisine yönelik samimi gayretlerini de destekliyoruz. Karabağ'ın yeniden imarı ve bölgenin eski canlılığına kavuşturulması için Azerbaycan'ın ortaya koyduğu gayretleri büyük takdirle takip ediyoruz. Karabağ'da yeniden tüten her ocak, yükselen her eser ve ihya edilen tarihi miras, Azerbaycan halkının geleceğe olan inancını gösteriyor. İnşallah bu yolda tecrübemizi paylaşmaya, yeniden inşa ve kalkınma çabalarına katkı sunmaya devam edeceğiz. İşte en son Cebrail'de Türkiye Azerbaycan Uluslararası Ormancılık Eğitim Merkezi ve Fidanlık tesisini kazandırmanın gururunu yaşadık" şeklinde konuştu.
"Ağdam'da 14 bin 500 metrekare büyüklükteki 40 derslikli okulumuzun inşasına da başlandı"
Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı’nın katkılarıyla kurulan bu tesisin, Türkiye Azerbaycan iş birliğinin yeni bir nişanesi olduğunu ifade eden Erdoğan, "Ayrıca Ağdam'da 14 bin 500 metrekare büyüklükteki 40 derslikli okulumuzun inşasına da başlandı. İnşallah gelecek sene İlham kardeşimle birlikte açılışını yapacağız. Aziz kardeşlerim, sözlerime son verirken özellikle bugün buraya gelmemiz esnasında yedi ayrı tünelden geçtik. Bu 7 tünel bölgede bir altyapı inşasının ne denli başarılı olduğunu ortaya koyuyor. Şuşa'ya gelirken nereden nereye geldik, bunu görmenin bahtiyarlığı içerisindeyiz. İnanıyorum ki bir başka gelişimizde Şuşa çok daha farklı olacak. Fuzuli bir başka, farklı olacak. Çünkü bu işe inanmış, başını koymuş bir lider var, bir kadro var" dedi.
"Türkiye ve Türk milleti olarak her zaman yanınızda olmaya devam edeceğiz"
Karabağ Zaferi'nin canları ve kanlarıyla kazanan şehitleri bir kez daha rahmetle yâd eden Erdoğan, "Kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyor, Azerbaycanlı kardeşlerimin bu şanlı zaferini bir kez daha canıgönülden tebrik ediyorum. Türkiye ve Türk milleti olarak her zaman yanınızda olmaya, kederinizi kederimiz, sevincinizi sevincimiz bilmeye inşallah devam edeceğiz" diye konuştu.
Erdoğan basın toplantısının sonunda merhum şair Bahtiyar Vahabzade'nin ifadelerine vurgu yaparak, "Birdir bizim her halimiz. Sevincimiz, melalimiz, bayraklarda hilalimiz. Azerbaycan Türkiye" dedi.
Erdoğan, "Rabbim ay yıldızlı al bayrağımızla şanlı Azerbaycan bayrağının göklerde ilelebet yan yana dalgalanmasını nasip eylesin diyorum. 9 Kasım Devlet Bayrak Gününüzü en kalbi duygularımla kutluyor, buradan kardeş Azerbaycan halkına selam ve muhabbetlerimi yolluyorum. İlham kardeşime sıcak ev sahipliği için tekrar teşekkür ediyorum" sözleriyle açıklamasına son verdi.
İLHAM ALİYEV'İN KONUŞMASINDAN ÖNE ÇIKANLAR;
"Zafer Günü'nde bizimle birlikte olmanız bütün Azerbaycan halkını sevindiriyor. Bundan dolayı size özel teşekkürlerimi bildirmek istiyorum. Tam 6 yıl önce Şuşa şehri Ermeni işgalinden kurtarılmıştır. Ondan bir gün sonra Ermenistan resmen teslim olmuştur. Böylece 30 yıllık işgal sona ermiştir. Şuşa şehri 28 yıl esaret altında kalmıştır. Ancak milli ruhunu kaybetmemiştir. Şuşa'nın kurtarılması hem büyük sembolik anlam taşıyordu hem de II. Karabağ Savaşı'nın en önemli aşamalarından biriydi. 44 gün boyunca siz, aziz kardeşim ve kardeş Türk halkı bizim yanımızdaydınız. Savaşın ilk saatlerinde yaptığınız açıklama ve benimle gerçekleştirdiğiniz telefon görüşmesi bütün dünyaya kardeş Türkiye'nin Azerbaycan'ın yanında olduğunu gösterdi. Yaptığınız açıklama bize ilave güç ve moral verdi. Tarihe geçen, 'Azerbaycan yalnız değildir, Türkiye onun yanındadır' sözleriniz hiçbir zaman unutulmayacaktır. Azerbaycan halkı bunu çok iyi biliyor ve bundan dolayı size şahsen ve kardeş Türkiye halkına minnettardır. Gösterdiğiniz siyasi ve manevi destek moralimizi daha da yükseltmiştir" dedi.
"44 günlük Vatan Savaşı, Türkiye-Azerbaycan birliğini bir kez daha gösterdi"
Azerbaycan ordusunun 44 gün içerisinde 300'den fazla şehir ve köyü savaş meydanında kurtardığını hatırlatan Aliyev, "Bu savaşlarda 3 bin şehit verildi. Allah bütün şehitlerimize rahmet eylesin. Onların kanı yerde kalmadı, intikamları savaş meydanında alındı ve tarihi adalet yeniden tesis edildi. İşgal döneminde, doğal olarak, farklı zamanlarda bu meselenin, bu ihtilafın barışçıl yollarla çözülebileceğine dair bazı umutlar da vardı. Ancak Ermenistan'ın yapıcı olmayan tutumu buna imkan vermedi. Bugün durum tamamen farklıdır" diye konuştu.
Bugün Ermenistan ile Azerbaycan arasında normalleşme sürecinin devam ettiğini belirten İlham Aliyev, "Ümit ediyorum ki bu süreç somut sonuçlara ulaşacaktır. Bildiğiniz gibi, bir yılı aşkın süredir Ermenistan ve Azerbaycan barış anlaşmasını paraflamış durumda, ancak henüz nihai imzalar atılmadı. Bunun belirli sebepleri var. Bu konuda Türkiye ve Azerbaycan kamuoyunun yeterince bilgi sahibi olduğunu düşünüyorum. 44 günlük Vatan Savaşı, Türkiye-Azerbaycan birliğini bir kez daha gösterdi. Bundan 7 ay sonra burada, Şuşa'da tarihi Şuşa Beyannamesi imzalandı ve bu belge ilişkilerimizi resmen müttefiklik seviyesine yükseltti" ifadelerini kullandı.
Türkiye ve Azerbaycan halklarının kardeş halklar olduğunu ve her zaman müttefik olduklarını vurgulayan İlham Aliyev, "Defalarca ifade ettiğim gibi, dünyada bizim kadar birbirine bağlı halklar ve devlet yoktur. Bu bizim büyük servetimizdir. Şuşa Beyannamesi sadece bu tarihi ve kültürel ilişkileri resmi bir çerçeveye oturtmuştur. Bizi birleştiren ortak tarihimiz, etnik köklerimiz, dilimiz, edebiyatımız ve manevi değerlerimizdir. Bu büyük bir servettir. Bu servet ve güçlü temel üzerinde bugün devletler arasındaki ilişkiler de gelişmektedir. Birliğimiz ve kardeşliğimiz sarsılmazdır. Bunu sarsmak isteyenler ise isteklerine hiçbir zaman ulaşamayacak, hayalleri gözlerinde kalacaktır. Biz bu serveti koruyoruz. İki halk ve her şeyden önce iki lider olarak hiç kimsenin aramıza girmesine veya kendi kişisel çıkarları uğruna birliğimize, kardeşliğimize ve dayanışmamıza gölge düşürmesine izin vermeyiz" şeklinde konuştu.
"Geniş bir coğrafyayı kapsayan bölgede Türkiye-Azerbaycan birliği önemli bir etkendir"
Bugün Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde büyük bir güce dönüşmekte olduğunu ifade eden Azerbaycan Cumhurbaşkanı, "Dünya çapında büyük bir güçtür. Sadece bölgemizdeki süreçlerde değil, aynı zamanda küresel öneme sahip meselelerde de söz sahibidir. Türkiye'nin güçlü ekonomisi, güçlü sanayi potansiyeli ve siyasi ağırlığı bugün bir gerçektir. Bu bizi çok sevindiriyor ve bizi de güçlendiriyor. Azerbaycan da son yıllarda büyük bir gelişme sürecinden geçmiştir ve bugün bu yolda emin adımlarla ilerlemektedir. Birlikte çok daha güçlüyüz. Geniş bir coğrafyayı kapsayan bölgede Türkiye-Azerbaycan birliği önemli bir etkendir, önemli bir faktördür. Bu birlik istikrar, barış, iş birliği ve güvenlik unsurudur" dedi.
"Geçmişte de birlikte olduk, bugün de birlikteyiz ve gelecekte de birlikte olacağız"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yoğun programına rağmen Zafer Günü dolayısıyla Karabağ’a gelmesinin bütün dünyaya iki ülkenin birliğini gösterdiğini söyleyen Aliyev, "Eminim ki bu birlik ebedi olacaktır. Biliyorum ki ne Türkiye'de ne de Azerbaycan'da bu konuda kimsenin şüphesi yoktur. Geçmişte de birlikte olduk, bu zor dönemde de birlikteydik, bugün de birlikteyiz ve gelecekte de birlikte olacağız. Bence bu tarihi zaferin en önemli sonucu tam olarak budur. Elbette ikili ilişkilerimizden bahsederken birçok konuya değinebiliriz. Bütün bu meseleler malumdur. Siyasi ilişkiler, ekonomi, yatırımlar, enerji, ulaşım koridorları, Zengezur Koridoru. Bütün bunlar bugün geniş kapsamlı şekilde ele alındı. Ancak düşünüyorum ki zaferin en önemli sonucu, tam da ifade ettiğim gibi, Türkiye-Azerbaycan birliğinin ebedî ve sarsılmaz olmasıdır" diye konuştu.





