Rize’den Samsun’a gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Canik ilçesinde bulunan Samsun Şehir Hastanesi resmi açılış törenine katıldı. Burada kalabalığa hitap eden Erdoğan, "İstikbalin şehri Samsun'dayız. Sizlerle birlikte şehir hastanemizin açılışını gerçekleştiriyoruz. Şunu bir defa tüm samimiyetimle söylemek isterim. Gençler, Samsun bizim gururumuz. Samsun bizim göz bebeğimiz, aşkımız, sevdamız. Bugüne kadar Samsun'a mahcup olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. Biz birileri gibi lafazanlık yapmıyoruz. Samsun'u ruhumuzla seviyoruz. Bu sevgimizi de lafta bırakmıyor, eserlerimizle, icraatlarımızla, işte bugün burada olduğu gibi hizmete aldığımız dev projelerle ortaya koyuyoruz. Bir medeniyet ve kültür şehri olan bir liman ve lojistik şehri olan bir tarım ve sanayi şehri olan bütün yolların birleştiği bir ulaşım şehri olan Samsunumuzun bu özelliklerini son çeyrek asırdır yaptığımız yatırımlarla güçlendirerek Samsun'a karşı olan tarihi vazifemizi yerine getiriyoruz. Değerli kardeşlerim, şöyle bir bakın. Burası bak Samsun Şehir Hastanesi. Şehir hastanemizin bugünden itibaren hizmete girmesiyle Samsun bütün bu vasıflarına sağlık şehri unvanını da ekleyecektir. Samsun Şehir Hastanemiz 234 bin metrekare alan üzerine 127 adet deprem izolatörü kullanılarak inşa edildi. Bu ne demek? Yani depreme karşı her türlü dayanıklılığa burası sahip. Bin 458 yatak kapasitesi. 230 yoğun bakım yatağı. Yüksek teknolojiyle donatılmış 40 ameliyathanesi. 320 polikliniği ve ağız diş sağlığı ünitesi. Tüm bunlara ilave olarak toplam yeni bir 60 şal koridor açtık. Samsun Şehir Hastanesi bölgemizin sağlık üssü olarak hizmet verecektir. 17 milyar TL’lik yatırım bedeli ile herkesin göğsünü kabartan sağlık tesisi Samsun’a hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.
"Türkiye 21 yeni şehir hastanesine daha kavuşacak"
"Şehir hastaneleri projeleri benim hayalimdi" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bir SGK’lı olarak sizler gibi bu kardeşiniz de geçmişte çok sıkıntı çekti. Sağlık sistemindeki aksaklıkları, tıpkı yaşı kırkın üzerinde olan kardeşlerim gibi ben de bizzat tecrübe ettim. Eski Türkiye'nin dili olsa da konuşsa. Bir zaman makinası olsa da çok değil. Bundan sadece 25-30 sene önce hastanelerimizin hangi durumda olduklarını gençlerimize gösterebilsek. Sağlam girenin hasta çıktığı, ilaçların biri bulunsa diğerinin bulunmadığı. İlaç alabilmek, muayene olabilmek için saatlerce kuyrukta beklenildiği, vatandaşın insan yerine konulmadığı o kötü günleri hep beraber yaşadık. 2002'de göreve geldiğimizde her işin başı sağlık dedik ve önceliklerimizin en başına eğitimle birlikte sağlığı koyduk. Ülkemizin dört bir yanına hastaneler, sağlık ocakları inşa ettik. Sağlık cihazlarını, ambulansları, doktor, hemşire sayısını kat kat artırdık. Parası olmayanın kapıdan döndüğü, parası olmayanın hastanede rehin alındığı manzaralara son verdik. Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir konuma ulaştı. Önceden bizim vatandaşımız sağlık hizmeti almak için yurt dışına giderdi. Şimdi bu tablo tersine döndü. Her yıl yüz binlerce yabancı hasta şifalarını artık Türkiye'de arıyor. Bunda şehir hastanelerimizin hizmete girmesinin önemli katkısı var. Bugün itibarıyla 27 şehir hastanemizi tamamlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 40 bin yatak kapasitesine sahip bu hastanelerimiz modern birer sağlık üssü olarak tüm vatandaşlarımıza birinci sınıf hizmet veriyor. Rize'den Diyarbakır'a, Trabzon'dan Şanlıurfa'ya, Sakarya'dan Ordu'ya yapımı devam eden 13 şehir hastanemizi de inşallah tamamlayacağız. Ayrıca proje çalışmaları süren 8 şehir hastanemiz var. Bunların da tamamlanmasıyla Türkiye 26 bini aşkın yatak kapasitesine sahip 21 yeni şehir hastanesine daha kavuşacak. Kardeşlerim tabii bu arada şu acı gerçeği de hatırlatmak durumundayız. Ülkemizde sadece iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin. O günleri, sağlık çalışanlarımızın da olağanüstü fedakarlıklarıyla en rahat yöneten ülkelerden biri olduk. Şehir hastanelerimizin ne kadar vizyoner, ne kadar isabetli, ne kadar stratejik bir yatırım olduğu herkes tarafından anlaşıldı. Bugün şöyle geriye doğru baktığımızda, iyi ki bu hastaneleri milletimizin hizmetine sunmuşuz diyoruz. Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine iyi ki kulak asmamışız diyoruz. Her imkânın bulunduğu bu modern sağlık tesislerini Türkiye'ye zamanında kazandırdığımız için Cenab-ı Allah'a hamd ediyoruz. Sağlık altyapımızı şehir hastaneleri yanında vatandaşlarımızın ilk başvuru noktası olan koruyucu sağlık hizmetleriyle de büyütüyoruz. Ülkemiz genelinde 36 bin yatak kapasitesine sahip 140 hastaneyle bin 250'yi aşkın aile sağlığı ve sağlıklı hayat merkezi yapıyoruz. Yani sağlıkta bize görev veren, bize yetki veren, bize sorumluluk yükleyen vatandaşlarımızın güvenine layık olmak için ter döküyoruz. İnşallah son nefesimize kadar da tüm Türkiye için, Türk milleti için aşkla çalışmaya devam edeceğiz."
"Türkiye'de darbeler defteri artık kapanmıştır"
"Türkiye'de darbeler defteri artık kapanmıştır" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
"Değerli kardeşlerim, dün demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçen 12 Eylül darbesinin 16. yıl dönümü, sokak olayları ve siyasi istikrarsızlık bahane edilerek millet iradesinin gasp edilmesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. Hangi görüşten kökenden olursak olalım millete, hepimize büyük acılar yaşattılar. Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan bir soldan pek çok insanımızı darağaçlarına gönderdiler. Henüz hayatının baharındaki gencecik fidanlarımızı kaybettik. Millet olarak umutlarımızı, yaşama sevincimizi kaybettik. 12 Eylül darbesi, milletimizi ekonomi geri kalmışlığa, yoksulluğa, vesayetçilerin keyfi idaresine mahkum etti. Terör başta olmak üzere bugün hâlâ enerjimizi tüketen birçok sorunun temelinde 12 Eylül darbesi var. Milletimiz bu kötü gidişe 3 Kasım 2002'de ‘yeter, söz de karar da milletindir’ diyerek set çekmişti. O gün bu gündür demokrasimize kasteden bütün girişimler başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Terör eylemlerinden Gezi kalkışmasına, 17-25 Aralık darbe girişiminden 15 Temmuz ihanetine kadar millet iradesine uzanan kirli eller kırılmıştır. Bilinmesini isterim ki Türkiye'de darbeler defteri artık kapanmıştır. Bir daha açılmasına da bu millet müsaade etmeyecek. Biz de 12 Eylül ve 28 Şubat'ın faillerinin Türk adaletine hesap vermesini sağlayarak bu konudaki kararlılığımızı gösterdik. İnşallah bundan sonra da milletin iradesine gölge düşürülmesine asla izin vermeyeceğiz. Başımızı yere eğmeden demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Halkımızdan aldığımız yetkiyle milletin emanetine gözümüz gibi bakacak, bu mukaddes emaneti gerektiğinde canımız pahasına koruyacağız. Rabb’im yâr ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle Samsun Şehir Hastanemizin sizlere ve milletimize tekrar hayırlı olmasını diliyorum."
Erdoğan’ın konuşmasının ardından kurdele kesilerek Samsun Şehir Hastanesi’nin resmi açılışı gerçekleştirildi.
Şehir Hastanesi’nin açılışında Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da birer konuşma yaptı.
Açılış törenine ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Samsun Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Samsun milletvekilleri Mehmet Muş, Çiğdem Karaaslan, Yusuf Ziya Yılmaz, Orhan Kırcalı, Ersan Aksu, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, ilçe belediye başkanları, İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, AK Parti İl Başkanı Mehmet Köse, MHP İl Başkanı Burhan Mucur, siyasi parti il başkanları, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı.





