Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahlat'taki programda açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "Bunun kimleri rahatsız ettiğini, kimleri endişelendirdiğini biliyoruz. Ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz" dedi.
İsrail'in Suriye'deki saldırılarına da atıfta bulunan Erdoğan "Bölgemize uzanan o kirli elleri çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa bizim de bir hesabımız bir planımız var. Hepsinden önemlisi Cenab-ı Allah'ın da bir hesabı var. O hesap galip gelecek, kan tüccarları kaybedecek, soykırımcılar kaybedecek; kazanan kardeşlik, barış ve istikrar olacak. Kazanan Türk milleti olacak. Büyük ve güçlü Türk milletinin şafağı sökmüştür. Önümüz de ufkumuz da açıktır. Rabbimiz yar ve yardımcımız olsun. Yarın kutlayacağımız Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümü hayırlı mübarek olsun" ifadelerini kullandı.
Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları;
"Ahlat’ta sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Sizlerin şahsında Güroymak’tan Adilcevaz’a, Mutki’den Hizan ve Tatvan’a, Bitlis’in dört bir yanındaki kardeşlerime Ahlat’tan selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Aynı şekilde 81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşımıza, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza Ahlat’tan en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum. Bizi köklerimizde buluşturan bu anlamlı programı düzenleyen Okçular Vakfımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımızı, belediyelerimizi, vakıf ve derneklerimizi ayrı ayrı kutluyorum. Özellikle bizleri hüsnükabul ile karşılayan Ahlatlı ve Bitlisli kardeşlerimin her birine yürekten şükranlarımı sunuyorum. Dirliğimizi, şu bin yıllık vahdet ve uhuvvetimizi inşallah daim eylesin, kıyamete kadar kayyum eylesin diyorum.
Değerli kardeşlerim, biliyorsunuz yarın tarihimizin en şanlı, en ihtişamlı destanlarından biri olan Malazgirt Zaferi’mizin 955. seneidevriyesini idrak edeceğiz. Ahlat’tan hareket eden o mübarek ordunun fetih rüzgârını yine coşkuyla hissedecek, fethin mukaddes havasını bir kez daha teneffüs edeceğiz.
"AHLAT ŞEHİTLERİN MEKANIDIR"
Şunu öncelikle ifade etmek istiyorum. Ahlat, şehadete ermişlerin yani şehitlerin, saadete, selamete ermişlerin yani seyyidlerin, ilahi kelimetullah yolunda gaza şuuruna ermişlerin yani gazilerin mekânıdır. Ahlat, Anadolu’da yoğrulan millet ruhunun, hamurunun mayasıdır. Ahlat, 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin, Sultan Alparslanların, bu topraklarda fırtına gibi esen alplerin, erenlerin, gazilerin diyarıdır. Evet, Ahlat her hâliyle şüheda ocağıdır. Gaziler otağıdır. Milletimizin kimlik vesikasıdır. Tarihimizin iftihar sayfasıdır.
Şurası muhakkak ki Malazgirt’e giden yol Ahlat’tan açılmıştır. Anadolu’nun düğümü Ahlat’ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat’ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Diyar-ı Rum’u Darülislam hâline getiren, bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat’ta ortaya çıkmıştır. Unutmayın, Ahlat Kubbetülislam’dır. Ahlat, bu toprakları imar, inşa ve ihya eden ecdadımızın Anadolu’ya giriş kapısıdır. Önce Malazgirt’e, devamında ebedi yurdumuz Anadolu’ya, ardından üç kıtaya şerha şerha yayılan ruh bugün yine buradadır. Allah’a hamdolsun, dimdik ayaktadır.
Kardeşlerim, ataların mirasına sahip çıktığınız için, şu coşkunuz, şu heyecanınız için, dosta güven veren, düşmana korku salan şu dik duruşunuz için sizlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizlerin bu teveccühüne layık olabilmek için çalışmaya kararlı bir şekilde devam ediyoruz. Geçtiğimiz hafta yayımladığımız Cumhurbaşkanı Kararı ile Ahlat, Tatvan ve Güroymak sınırları içinde yer alan Nemrut Kalderası’nı millî park ilan ettik. Böylece tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bu alanı inşallah bundan sonra çok daha iyi koruyacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum.
Bakınız, burada hemen yanı başımızdaki Selçuklu kabristanında ecdadın tezhip ettiği on bine yakın mezar taşımız var. Ayetlerle, kandillerle, mihrap ve hatlarla süslü, atalarımızı adeta dile getiren şahidelerimiz var. Bu şahideler, bizim bu topraklardaki bin yıllık varlığımızın şahitleridir. Bu şahidelerdeki mukarnaslar, işlemeler milletimizin hikmet ve estetikte ulaştığı seviyenin simgesidir. Bu şahidelerdeki çift başlı ejderler, tıpkı çift başlı Selçuklu kartalı gibi kuvvet ve kudretimizin, basiret ve ferasetimizin nişanesidir. Bu kabirler, bu sandukalar, bu kitabeler milletimizin tapu senetleridir. Bizim millî hafızamız işte bu eserlere hem de silinmemek üzere kazınmıştır. Anadolu’yu yurt kılan şehit ve gazilerimizin her birinin aziz ruhları şad olsun. Buradaki akıncı beylerinin, gazi erenlerin, komutanların, cümle ecdadın mekânı cennet olsun. Malazgirt Zaferi’nden İstanbul’un Fethi’ne, Çanakkale’den Millî Mücadele’ye, terörle mücadeleden 15 Temmuz destanına, bin yıldır bu aziz vatan için, bu asil millet için canlarını veren cümle şehitleri bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Bugün burada olduğu gibi ecdadın hatırasına sahip çıkan, birliğimize, beraberliğimize dört elle sarılan herkesten Allah razı olsun diyorum.
Özellikle genç kardeşlerimizin burayı iyi dinlemesini istiyorum. Bakınız sevgili gençler, Ahlat asırlar boyunca farklı kültür ve kimliklerin barış ve huzur içinde bir arada ve kardeşçe yaşadığı belde olarak tebarüz etmiştir. İlim, kültür ve medeniyet yüzyıllar boyu burada neşet etmiştir. Burada yetişen âlimler, edipler, büyük şahsiyetler Anadolu’yu mamur etmiş, şenlendirmiş, Ahlat’tan hareket edip gönüllere girmişlerdir. Burası yalnızca orduların hareket üssü değil, kalplerin ve zihinlerin de çekim merkezi olmuştur. Ahlat, millet olma bilincimizin, birlik ve beraberliğin remzidir. En güçlü işaretidir. Bitlisli merhum bir şairimizin de çok veciz bir şekilde ifade ettiği gibi, her fikre hürmet et. Olgun karşıla. Mücadele olmaz silahla, taşla. Yabanı ağaca meyve aşıla. Marifet kökünden kesmekte değil, eksiltme yüzünden ar perdesini. Kulak ardı etme hakkın sesini. İnsan rozeti tak, at gerisini. Marifet birlikte, nifakta değil. Evet, insan rozeti takıp hakkın sesine uyanlar, marifeti nifakta değil, birlikte arayanlar işte buradadır. Aynı devleti, aynı milleti müdafaa edenler işte buradadır. Aynı vatanı, aynı bayrağı, aynı mefkureyi namus bilenler işte buradadır. Aynı istikbalin, aynı hedefin, aynı ümidin peşinden gidenler işte buradadır. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Alevisiyle, Sünnisiyle omuz omuza verenler işte buradadır. Gönül birliği, ülkü birliği, kader birliği içinde burada tarihe geçen bir destan yazılmıştır. Millet olarak bu destana inşallah yenilerini eklemekte kararlıyız. 86 milyonun kardeşlik mürekkebini tek bir sayfada, Ahlat’ta olduğu gibi tek bir terkipte birleştirmek için canla başla çalışıyoruz.
Şundan kimsenin şüphesi olmasın. Büyük ve güçlü Türkiye’nin ufukta yükselişine, buradaki şahideler gibi hep birlikte şahitlik edeceğiz. Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye’yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız. İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak. Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak. Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz yıllardır özlemini çektiği huzur ve istikrar iklimine kavuşacak. Türkiye ile ve Türk milleti ile birlikte coğrafyamızdaki tüm kardeş halklar kazanacak.
Bunun kimleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Kimleri endişelendirdiğini biliyoruz. Onlara diyorum ki. Ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz. Hangi hesaplar içinde olduğunuzu biliyoruz. Ne tür oyunlar çevirdiğinizi gayet iyi biliyoruz. Bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan, kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa emin olun bizim de bir hesabımız, bir planımız var.
Hepsinden önemlisi, âlemlerin Rabbi olan Cenab-ı Allah’ın da bir hesabı var. O hesap eninde sonunda galip gelecek. Kan tüccarları kaybedecek. Terörden nemalanan fırsatçılar kaybedecek. Coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek. Kazanan insanlık cephesi olacak. Kardeşlik olacak. Barış ve istikrar olacak. Kazanan, 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak. Kimsenin tereddüdü olmasın. Büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı sökmüştür. Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Allah’ın izniyle önümüz de ufkumuz da açıktır. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle yarın kutlayacağımız Malazgirt Zaferi’mizin 955. yıl dönemi şimdiden hayırlı, mübarek olsun diyorum. Buluşmamızı teşrif eden, bizleri samimiyetle bağrına basan siz kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Okçular Vakfımız başta olmak üzere programda emeği geçen tüm kurumlarımızı, kuruluşlarımızı tekrar tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla."





