Düşme nedenlerini tek tek sıralamaya kalksak, köşem yetmez!
Yazsak da, bu saatten sonra fayda etmez!
Kimse kusura bakmasın ama bağıra bağıra, göz göre göre düştü, Süper Lig şampiyonu 59 yıllık çınar…
Kimse günah keçisi aramasın…
Eski-yeni yöneticileriyle, teknik kadrosu futbolcusuyla, kent dinamikleri, yerel yöneticileri, sanayicisi, medyası, kongre üyesi, amigosu taraftarıyla hepimizin bu düşüşte az-çok hissesi var…
Kimimiz yönetici seçerken duygusal davrandık, kimimiz kulübü yönetirken, takıma futbolcu ve teknik adam seçerken ucuza kaçtık…
Kimimiz yazıp yorumlarken gerçeklere duygusal açıdan baktık, kimimiz yapılan yanlışlara kızıp takımı destekten, sevmekten uzaklaştık!
Bir galibiyetle havalandık, iki mağlubiyetle karalar bağlandık!
Kulübün borcunu azaltma vaadiyle göreve gelip, borcu katlayarak giden temlikçi yöneticilerden hala medet umarsan…
Bir twitle takımın hocasını ligin ilk maçında gönderip, üç haftada bir teknik direktör değiştirirsen…
Transfer tahtasını açtırıp, kalasları kütükleri transfer edersen…
Takımın iskeleti tam oturmuşken, parlayan altyapı oyuncularını devre arasında gönderirsen…
9 kişi kalan rakip takımları kendi sahanda bile yenemeyip, 40 metreden gol yiyerek, puan verirsen…
Kadro dışı bıraktığın futbolcuyu bir maç sonra af edersen…
Her maçında PFDK’dan ceza yersen…
Bandırma gibi geçmişte hazırlık maçı için sana yalvaran ilçe takımından en hayati maçta 4 gol yiyip, kardeş dediğin takımlara güvenirsen…
Güvendiğin dağlara kar da yağar kalelere gol de…
Dediğim gibi ne yazsak, ne söylesek boş artık…
Konuştukça, yazdıkça içimiz daha çok sızlıyor, öfkemiz, üzüntümüz dinmiyor.
Oysa şimdi yaşanan hatalardan, yapılan yanlışlardan ders alma zamanı…
Yiğit düştüğü yerden ayağa kalkmasını bilir!
Bursaspor sahipsiz değildir, o da kalkacaktır ve hak etmediği bu liglerden en kısa sürede kurtulacaktır.
Bir önerim var…
Stadyumdaki timsah kafasının olduğu yere büyükçe bir siyah bayrak asılsın!
Süper Lige çıkana kadar dursun orada…
Baktıkça utanalım Bursa olarak!