Bursa’da turistik tanıtım için yaza yaza, böyle mi yazıldı?

Abone Ol

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na çağrıda bulunuyoruz; Bursa’nın Türk İslam Eserleri Müzesi’nden, İznik Çinisi’ne ve dolayısıyla Bursa’ya gölge düşüren satırlar, hemen kaldırılmalıdır.
Bursa’nın küresel turistik değerinden adını alan Yeşil semtinde, epey yıllar süren restorasyon döneminden sonra, Türk İslam Eserleri Müzesi’nin kapısı, 1 yıl önce açılmıştı.
Osmanlı Çini ve Seramikleri’ne ait galeride, Bursa’nın İznik Çinisi’nin anlatıldığı satırlar, şoke eden vaziyet oluşturuyor.

Turistik müzede;
İznik’in tarihindeki seramiklerinden söz edildiğinde, “17.Yüzyıl’ın başlarından itibaren, İznik seramiklerinin kalitesi bozulmaya başlamış…” ifadesi, dikkati çekiyor.

Böylesine bir anlatımın devamında da, “Ekonomik sıkıntıların, sarayın sipariş vermemesi ve Çin porselenlerinin ithalinin artması ile İznik’teki çini-seramik üretimi, 18.Yüzyıl’da son bulmuştur.” deniliyor.
15.Yüzyıl’ın itibariyle Kütahya’nın çini, seramikle öne çıktığı ve bu alanda bir merkez durumuna dönüştüğü belirtiliyor.

İfadelerin kaynağını internet mecrasında araştırmaya çalıştığımızda ise, aynı cümlelerle birkaç yerde karşılaştık.

‘İznik’ ve ‘Çini’ denilince;
Bilgilendirme ve sergilenenlere baktığımızda, sadece yenilmekte ve içilmekte kullanılan; eski mutfak eşyalarıyla değerlendirildiğini gördük.

İznik Çinisi’yle ünlü Yeşil Camii ve Yeşil Türbe’den neden söz edilmiyor, çünkü; tarih öylesini de önemle yazıyor, konuşuyor.

Yeşil Türbe;

Bursa’nın kapağıdır;

Yeşil Camii;
Kraliçe II. Elizabeth’in, okuduğu belgesel yayınlardan Yeşil Türbe’yle beraber, çinilerinden etkilendiği ibadethanedir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kaynağı nedir, Bursa’daki il müdürlüğüne ait sayfalarda, İznik’in çinisi, seramiği böyle anlatılmıyor.
Devlet
in müzesinde;

UNESCO Dünya Kültür Mirası’nın listesindeki Bursa’nın ilçesinin, çini, seramik merkezi özelliğindeki böyle anlatımı yadırgadık.
Yunanca kaynakları taradık…
İznik Çinisi, güzel tanıtılıyor!

Bir kaynakta;
İznik çinisi, seramiklerinin, Osmanlı hanedanı ve İstanbul’un varlıklı ailelerince arandığı, ayrıca 19. Yüzyıl’da yabancı seyyahlar ve koleksiyonerlerin araştırma konusu olduğu belirtiliyor.
Bir kaynakta;

İznik seramiğine hayranlık vurgulanırken, Fransa, Avusturya ve İtalya'daki bazı atölyelerin, arabesk ve çiçek içeren Osmanlı süslemeli porselen vazo üretimi ve pazarlama çabalarını anlatıyor.
Yunanistan; Atina’da;
Vakıf himayesinde bulunan, ülkenin en büyük ve en eski müzesi durumundaki Benaki Müzesi, İslam Sanatı’na yer veriyor ve İznik’le ilgili koleksiyonu için de, “Dikkate değer sergi” diyor.

Vaktiyle…

Almanya; Berlin’de;
Coğrafyadan götürülen antik bir çağ yapısından adını alan Pergamon Müzesi’ni dolaştığımızda, trajik bir vaziyette kaldık.
İznik Çinisi’ne ait avuç kadar tarihi bir karo seramik, görmesi gereken değer ve hakkıyla sergileniyor.

Bir dipnot…
Bursa’nın, UNESCO Somut Olmayan Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki ‘Karagöz’ gölge oyununa ait galeride de üzülüyoruz.
Osmanlı dönemine dayanan;

Tarih ve rivayete yer verilmediği gibi, “Onlarla ilgili anlatılan, günümüze kadar gelen birçok söylence, bu oyunu, Bursa ile ilişkilendirmiştir.” demekten ibaret kalınıyor.
Galerideki bir duvarın, hayal perdesi koymak ve üzerine Karagöz ile Hacivat’ı işlemek yerine, öylece bomboş bırakılmasına ne demeli?

Müzedeki vaziyet için…
Bursa Valisi Yakup Canbolat’ın genel bir inceleme başlatması, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un el atması gerektiğini düşünüyoruz.

{ "vars": { "account": "G-5Y3NLJ44B6" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }