GÜLİN ÖZDEMİR / SOSYAL TV 

Dede Korkut Hikayeleri, Türk hikaye geleneğinde bugüne kadar ortaya konulmuş en kıymetli ve güzel eserlerin başında gelmektedir.  Kent bilgeliğine ‘Bursa Yazması' olarak dahil olan 'Dede Korkut Kitabı'nın tanıtım toplantısı Muradiye Kur'an ve El Yazmaları Müzesi'nde gerçekleşti.

Gerçekleştirilen tanıtım toplantısına Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Uludağ Üniversitesi Rektörü Feridun Yılmaz, Prof Dr. Dereye Ağca katıldı.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş programda yaptığı konuşmada, “Dede Korkut Hikâyelerinin, Türk milletinin töresini, inancını, ahlâkını ve kahramanlıklarını anlatan dünya kültür mirası için de değeri yüksek bir eser olduğunu hatırlattı. Oğuz Türklerinin destanî hayatını anlatan Dede Korkut Hikâyeleri’nin bugüne kadar sadece Dresden, Vatikan, Türk Tarih Kurumu ve Günbed nüshalarının bilindiğini kaydeden Başkan Aktaş, “Ancak bu bilgi 2022 yılında değişti. Kadim tarihe ve köklü kültüre sahip Bursa’mız, hâlâ nice hazinelere gebe bir şehir. Dede Korkut Hikâyeleri’nin yeni bir nüshasının Büyükşehir Belediye’mizin Muradiye Kur’an ve El Yazmaları Müzesi’nde yer aldığından kamuoyu haberdar olmuştu. Her eserin kendi hikayesi var: Asırlardır elden ele, köyden köye dolaşan yazma, nihayetinde bizim müzemize intikal etti. Eserin tıpkıbasımını hazırladık ve bugün de ilim âlemine armağan ediyoruz. An itibariyle esere, bursa.bel.tr adresimizin yayınlar kısmından da dijital olarak ulaşabilecek. Bilim insanlarımız ve araştırmacılar bu yazma üzerine yaptıkları çalışmaları iletirlerse biz de “Dede Korkut Kitabı - Bursa Yazması Araştırmaları” başlığı altında toplayacağız. Bundan sonrası eser üzerine çalışma yapacak, tez hazırlayacak, makale yazacak değerli ilim erbabına düşüyor. Bu emanetin korunmasında, bağışlanmasında, keşfedilmesinde ve hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum. “Dede Korkut Kitabı Bursa Yazması” Türk dünyası için kutlu olsun” ifadelerini kullandı. 

Dede Korkut Hikayeleri Bursa Yazması’nın girişine derleme makalesi yazan ve tıpkıbasımda danışmanlık yapan Dede Korkut Uzmanı, Akademisyen Prof.Dr. Osman Fikri Sertkaya da Bursa Yazması’nın önemine değindi. Birinci Dede Korkut Yazması’nın, 2. Beyazıt’ın Bursa’da medfun oğlu şehzade Alemşah’a sunulduğunu hatırlatan Prof.Dr. Sertkaya, “Ancak Alemşah'ın kütüphanesindeki yazma, Kudüs'e gitti. Kudüs'te satın alınıp, Vatikan'a gitti. Ancak 1952 yılında İtalyanca olarak yayınlandı. Yapılan incelemede Bursa Yazmasının 1610 ile 1640 yılları arasına tesadüf ettiği tespit edildi. Türklerin kullandığı iki çift kağıt var. Doğudan gelen kağıtlar, batıdan gelen kağıtlar. Doğu kağıtlarında fligran yok, batı kağıtlarında var. Bu yazma batı kağıtlarına yazılan yazmadır. Dolayısıyla 1635 yılını gösteriyor. O halde Alemşah’a 1510’da sunulduğunu düşündüğümüz ilk yazımdan 125 yıl sonra Bursa Belediyesi’nin şanına layık olan bir güzel yayınla Bursa yazmasını Türk ilim alemine kazandırmış oluyoruz” dedi.

Prof. Dr. Ferruh Ağca konuşmasında;

“Dede Korkut yazmasının neşriyatını planlıyoruz. Bursa yazmasının en önemli özelliği hareketli nüshaların olmasıdır. Bursa yazmasındaki anlatıların sırası, cümleler, kurgu ve seçilen ifadeler büyük ölçüde dresden nüshasıyla benziyor. Bursa yazması bu sebeple oldukça kıymetli. Bursa yazmasında aynı kelime ve ibarelerle harekeli olduğu için nasıl okunacağı da ortaya konuluyor. Dede Korkut Oğuznameleri ile ilgili 20’ye yakın çalışma gerçekleşmiştir. 1620 yılı tarihi işaret edilir. Burada bulunan yazma daha ileri bir yüzyıla işaret ediliyor. Batikan ve dresden nüshasından daha ileri bir yüzyılda” ifadelerine yer verdi.

Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ve Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ferudun Yılmaz da böylesi önemli bir eserin ilim alemine kazandırılmasında emeği olan herkese teşekkür etti.