Batıyı ve medeniyetini niçin tenkit ediyoruz? “Batı bizim karşımıza “Demokrasi, insan hakları “ gibi süslü kelimelerle çıkıyor. Medeniyetinin de bu esaslar üzerinde bina edildiğini zannediyoruz. Hal bu ki bu kuralları kendi ülkelerinde tatbik ederler. Başka ülkelerde insanlar birbirini boğazlasa umurlarında olmaz. Yeter ki menfaatine dokunulmasın. Mesela ABD demokrasi bahanesi ile bir “Arap baharı” başlattı. Bu bahar Suudi Arabistan’da, BAE’de, Kuveyt’te, Ürdün’de görülmedi. Belli ki menfaatine olan; bu devletlerin mevcut halleriyle devam etmeleridir. O zaman doğru pencereden batıya bakmalı. Bakınca da; Batının bugünkü gelişmişliğinin temelinde sömürgecilik olduğu görülür. Biraz karıştırırsanız karşınıza Irkçılık, savaş, güç kullanımı çıkar. Bu yüzden batı; gaddardır, zalimdir, ahlâksızdır, çifte standartlıdır, ikiyüzlüdür diyoruz.
ABD, 6 Ağustos 1945'te Hiroşima'ya tarihin ilk atom bombasını bırakmış, kentin yüzde 90'ı yıkılmıştı. Başkan Obama 2016 yılında 71 yıl sonra Hiroşima ziyaret eder Diğer ABD başkanları özür gibi algılanmasın diye bu şehre gitmemiştir. Obama atom bombası için özür dilemeyeceğini, ancak hayatını kaybedenleri “onurlandıracağını” söylemiştir. Kemikleri bile erimiş insanların nesini onurlandırdı? Anlayan beri gelsin! İşin doğrusu Atom bombasının etkileri 71 yılda unutuldu, unutturuldu.
Batı zihniyeti için Suriye’de sarin gazı ile boğularak ölen çocukların bir önemi yoktur. Sığınmacılara sınır kapıları kapalıdır. Sahile vuran çocuk cesetleri (Aylan bebekler) onları harekete geçirmez. Sığınmacıların denizde botları bile delinir. Kızıyoruz ama boşuna. Bunları haçlı seferlerindeki iğrençliklerinden tanıyoruz. Fransız Tarihçi: Rudolf Caen: Fransız haçlılarının Maara ve Antakya’da yaptığı katliamları şöyle anlatıyor: Maara’da bizimkiler Türk yetişkinleri kazanlarda kaynatıyor, çocukları şişe geçiriyorlar ve ızgara yaparak yiyorlardı Sokakta insanları çevirip sorsanız “yamyam” kime denir? Alacağınız cevap Afrika ile alakalı olacaktır. İşin doğrusu Yamyam’lar haçlı ordularından çıkmıştır.
Mehmet Akif Ersoy’un “Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ” derken; kast ettiği “yamyam”; Medeni dediğimiz ve özendiğimiz geni bozuk Avrupa’dır.
Bizans imparatoru Alexis Komnen’in kızı Anna, “Alexis Comnen’in Hayatı” adlı kitabında “Barbarlar” diye târif ettiği Haçlıların sergiledikleri vahşetten söz ederken “En büyük eğlencelerinden biri rastladıkları Müslüman çocukları öldürmek, kızartmak ve yemekti.'' Diye bahseder.
Fransız filozof Roger Garaudy, Haçlı geleneğinin modern durumu için ise şöyle der: “Batının genlerinde katliam yapma yeteneği vardır. Size neleri hatırlatayım ki? Amerikan Kızılderililerinin yok edilmesini mi? Esir ticaretini mi? Hiroşima’yı mı? İnsanların fırınlarda yakıldığı Nazi kampı Auschwitz’i mi? Hristiyan batı uygarlığı budur! Dünyadaki zenginliklerin yüzde 80’i, nüfusun yüzde 20’si tarafından kontrol edilmekte ve tüketilmektedir. Önce ateşi alevlendiriyorlar, sonra da itfaiyecilik oyunu oynuyorlar. Hâlâ haçlı seferleri devrini yaşamaktayız.
Batılılar üç kuruşluk çıkarları uğruna dünyayı ateşe verebilirler. Yeri gelir korkutma amacıyla deli numarası yapar, yeri gelir Hitler gibi, Stalin gibi delilik yaparlar. Bu konuda “Deli Adam” teorileri bile vardır. ABD Başkanlarından Richard Nixon 'un Vietnam Savaşı sırasındaki tutumu ile ortaya çıktı. Nixon'un "Ben öyle güzel deli numarası yapıyorum ki benden artık korkmaya başladılar. “Bu adam delidir her şeyi yapar. Nükleer bomba bile patlatır” dediler. Bu imajı yaratmak bile yeter" sözleriyle siyasi literatüre “deli adam” teorisini sokmuştur. Bugün nükleer silahların gündeme gelmesi de bu teori gereğidir.
Böyle bir şey olur mu demeyin. Batı bencildir. Daha öncede yazmıştım. “Bencil insan yumurtasını pişirmek için komşunun evini yakar”
Batı istediği kadar medeniyet nutukları atsın yüzkarası hatta aşağılık dediğimiz batının vesikası “İnsanat bahçeleri” ayıbından kurtulamaz. 1958 yılına kadar insanlık adına utanç verici bir uygulamadır. İlkel buldukları kabileleri hayvanat bahçesinde sergiler gibi sergilediler. Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın’ın tespitine göre serginin birinde “Kongolulara yiyecek-içecek vermeyin; yemekleri verildi’ tabelası asılıymış. İnsanlık dışı yapılan son serginin 1958 gibi geç bir tarihte ve Avrupa’nın göbeğinde, Brüksel’de yapılmıştır.
Batının daha doğrusu Ehli Salip (haçlıların) tarihi kodlarını okursanız; “Cadı Avı”
İle karşılaşırsınız. 1450 den 1750 yılına kadar Kilisenin "kendi gücüne karşı tehdit" olarak gördüğü kişileri ortadan kaldırmak için başlattığı bir "yargılama ve infaz" sürecidir. Bunu da Kutsal kitaplarında geçen "Bir cadının yaşamasına müsamaha göstermeyeceksin." Emrine dayandırıyorlardı. Zamanla sadece kilise değil Kralların ve nüfuz sahiplerinin (derebeylerin) otoritesine karşı çıkanlarda Cadı avı yargısına muhatap oldu. İhbar sonucu insanlar cadı ilan ediliyor suçlarını itiraf etseler de etmeseler de "yakılarak idam" ediliyorlardı.
Cadı avı sonrası cadı ilan edilen kişilerin yakıldığı odunların ve bağlandıkları iplerin parası yine kendilerinden alınırdı.
Benzer şerefsizlik bizdeki soysuzlara bulaşmış olacak ki, ya da oradan kopya çekmiş olacaklar ki; Merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idamından kısa süre sonra ailesine icra mektubu gönderilerek, “Cellât parası, darağacında asıldığı ipin ve kefeninin parası” ailesinden istendi. Aile, cellât için 150 lira ödedi, Kefen parası ve ip parası kuruşu kuruşuna aileden tahsil edilmiştir.
Avrupa’da Maddi olarak iyi durumda olan bir cadı cezalandırıldıktan sonra kilise yetkilileri onun mirasını sahiplenir çeşitli ziyafetler düzenlerdi. Geri kalan miras ise kilise ve hâkim arasında bölüştürülürdü. Bunun istismarı çok olunca İngiltere bu yargı safsatasına ilk son veren ülke oldu. Çünkü nerede varlıklı biri varsa hemen cadı ilan edilip mallarına çökmeye kalkan kilise ve yargı sistemi ortaya çıkmıştı
Hamuru “Cadı avı” ile “Yamyamlıkla” karılmış olan bir batı, sizce medeni mi?
Çıkarlarına tehlike gördükleri her şeyi “yakarak idam” eden bir geçmişten gelen batı bugün de aynı şeyi yapmıyor mu? Çıkarları için boş durmazlar, boş kalsa gölgesi ile kavga ederler. Nitekim Ukrayna’yı kışkırttılar, Rusya’yı tahrik ettiler, insanlar ölüyor şehirler yanıyor ABD ve AB şimdilik seyrediyor.
“Medeni” kelimesinin köküne inince “Medine”den geldiği görülür. Şehirli, Uygar demektir. Yukarıda saydığımız sabıkalarla batı için medeni kelimesinin ilk iki harfi “Me” düşmüş “deni” kalmıştır ki bu da “soysuz, alçak, ahlaksız” demektir.