Bu gün hileli bir inandırışı “Amerikan rüyası” açıklayarak başlayalım. Kabaca bir tarifle “Amerikan Rüyası, nerede doğduğu veya hangi sınıfa ait olduğu fark etmeksizin herkesin toplumda kendi başarısını elde edebileceği inancıdır” kısaca herkes engelsiz bir şekilde haklardan istifade ederek başarıya yürüyebilir. İyi ama resmi rakamlara göre 600 bin. Resmi olmayan rakamlara göre ABD’de ki yaklaşık İki buçuk milyon evsizi ne yapacağız? Bu durumda ikinci bir tarif devreye sokarlar; Amerikan rüyası: ''ABD'de ki garibanların başarısızlıklarının kendi hataları olduğuna inandırma'' metodu olur.
5 kez Grammy ödülü sahibi komedyen, oyuncu ve yazar George Carlin ''Amerikan Rüyası deniyor, çünkü inanmak için uykuda olmanız gerek...'' diyerek ülkesinde gördüğü yalın gerçeği dile getirir.
Amerika’da doğan çocuğa kanun gereği ABD vatandaşlığı verilir. Maalesef bizdeki “cebi paralı karakteri, eziklikle yaralı” tipler, doğuma yakın ABD’ye gider çocuk orada dünyaya gelir vatandaşlık hakkı kazanırlar. Sanki cenneti garantilemiş gibi sevinirler, üstelik övünürler. Bu zihniyetten Türkiye’ye zerre fayda gelir mi?
Amerika’nın sembollerinden biride 1886 yılında açılışı yapılan 93 m yüksekliğindeki “özgürlük heykelidir” Bilinen bir şey var ki; heykelle ne özgürlük ne demokrasi olur. Bir önceki yazıda anlattığımız gibi ABD’de “siyahlar” heykel dikildikten 79 sene sonra 1965 senesinde oy kullanma hakkı elde edebildi
Aynı ABD’de İnsan hakları savunucuları birer birer katledildiler
Dünyada ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı simge haline gelen ABD’li zenci lider Martin Luther King, 1968'de kaldığı otelin balkonunda silahlı saldırıyla katledildi.
Hapishane yıllarında İslam'ı seçen Malcolm X 21 Şubat 1965 tarihinde ırkçılığa karşı bir konferans vermek için kürsüye gelip konuşmaya başlayınca; göğsünden vurulur. Tam 16 kurşun yarası alan Malcom X kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
ABD, babası İngiltere ile Irak’ı işgal ettiğinde; masum halka insanlık dışı muamele etmiştir. Samarra kentinde 15-20 yaşlarında 30 kız kaçırılıp tecavüz edildikten sonra ellerine onar dolar tutuşturularak perişan bir halde geri gönderilmiştir. Şehir halkı Ramazan Bayramında kızlarını köylere göndermek zorunda kalmıştır. Aynı hayvanlığı bayram sonrası da tekrarlamak isteyen ABD askeri kızları bulamayınca, korkutmak ve kızların getirilmelerini sağlamak amacıyla önce 5 kişiyi ‘Saddam’ın adamı’ diyerek öldürmüş ve halktan bir hafta içinde 50 bakire kızı hazırlamalarını istemiştir. Aksi takdirde kentlerini başlarına yıkacakları tehdidinde bulunmuşlardır.
İşgalci köpekler yine kızları bulamayınca bu kez 54 sivili hunharca öldürdüler.
Irak’ta 1 yıl boyunca sorgu memuru olarak görev yapan işkenceci Amerikan askeri Tony Lagouranis, ülkesine döndükten sonra uyku uyuyamamış, pişmanlık duymuş, günah çıkarmak için uyguladıkları vahşeti anlatan bir kitap yazmış. “Onları korkut” adlı kitaptan tüyler ürperten ifadeler: “Komutanlarımız ne kadar sert olursak o kadar çok istihbarat toplayabileceğimizi söyledi. Aldığımız Irak’lıları 1 ay boyunca bileklerinden bağlı tutuyor, uyutmuyor, ölmeyecek kadar su veriyorduk. Köpeklere cinsel bölgelerini ısırtıyorduk.
İngiliz’lerden bu konuda eğitim aldık. Çünkü onların Kuzey İrlanda tecrübeleri vardı
ABD’nin işkence üssü olarak kullandığı Guantanamo hapishanesinden benzer işkenceler. New York Times gazetesi, Moritanyalı Mohamedou Ould Slahi'nin 2003 yazında burada gördüğü işkencenin detaylarını yazdı.
Terör saldırısına (11 Eylül) suç ortağı olduğunu itiraf etmesi için çeşitli işkencelere maruz kalan Slahi, gardiyanlar tarafından köpeklerin saldırısına maruz bırakıldı,
Uygulanan fiziki şiddet sonucu kaburgaları kırıldı. Hücresine verilen "heavy metal müzik" ve yoğun flaş ışıklarıyla uyku uyuması engellendi. Kuran okumasına izin verilmedi. İzole edildiği hücrede kadın gardiyanların cinsel saldırılarına maruz kalmıştır. Kendisini sorgulayan kişinin "Eğer itiraf etmezsen anneni kaçırıp ona tecavüz edeceğiz." şeklinde tehdit ettiğini anlatmıştır.
Bu haber ABD aleyhine bir haber, New York Times nasıl verir demeyin. Kapitalist sistemin gereğidir. Hem bu haberle insanların gözü korkutulur. ABD’ye kim hesap soracak? Irak’ta kızlara tecavüz eden Amerikalı erkek askerler, Guantanamo’da erkeğe tecavüz eden Amerikalı kadın gardiyanlar. Amerika’yı madeni para olarak düşünün Irak; yazı kısmı Guantanamo’da turasıdır. Ben Amerika diye yazıyorum ama siz batı olarak hatta ehli salip (haçlılar) diye okuyun.
Türkiye’de maalesef Osmanlı’nın son döneminden bu yana ezik mi ezik, satılmış bir zihniyet var. Bu kesim bu günde geçmişine söver ama düşmanını över bir haleti ruhiye içindedir. Sait halim Paşa bunlar için “.Abdullah Cevdet gibi bazı aydınlar, Osmanlının geri kalışını dine dayandırmakta, ilerleyebilmemiz için Batı’nın bütün fikirlerini kabul etmemiz gerektiğini, bunun için gerekirse “ALLAH” inancının dahi terk edilebileceğini ileri sürmektedirler, bu aydın sınıf, Batı medeniyetinin tesiri altında şahsiyetini kaybetmiş ve aşırı derecede Batı hayranlığına müptela olmuştur. Daha da fenası bu aydınlar millî kurtuluşumuzun çaresini, kendilerinin tutulduğu bu hastalığın bütün memlekete yayılmasında görmektedirler.” (S. Halim, 1993: 61)
Bu gün; siyasi mücadelemiz Abdullah Cevdet zihniyetiyledir.
Bu ülkede Abdullah Cevdet zihniyetinin güçlenmesi devletin beka meselesidir.
Devletin varlık mücadelesi de; dışarıdan beslenen Abdullah Cevdet zihniyetiyledir.
Ben Zihniyet yazdım siz Zihniyetsizlik olarak okuyunuz