Yalan yok, Kovid-19 virüsü ülkemizde de görülmeye başladığında çok korkmuştuk milletçe…
Hasta ve yakınlarından adeta vebalı görmüş gibi on günlük yola kaçıyorduk.
Salgına hazırlıksız yakalanan Tıp dünyası, tedavisi için her gün yeni bir şeyler deniyor, hastalara bir çuval ilaç içiriyorlar, virüsü atlatan, ya kalpten ya beyin kanamasından gidiyordu.
Hayatını kaybedenler arasında tanıdık isimleri, simaları duyunca korkumuz daha da artıyordu.
Çinlilerden nefret eder hale gelmiştik.
Ne işimize gidebiliyorduk ne düğüne, cenazeye…
Bayramlarda bile evlere kapandık.
Aile büyüklerimize, konu komşuya ziyaretleri, gezmeleri askıya aldık!
Televizyon kanallarında, sosyal medyada her kafadan bir ses çıkıyordu virüsle mücadele konusunda…
Bilimsel önerilerde bulunanlar da vardı, kocakarı ilaçlarını, kelle paça çorbasını önerenler de…
Hasta ve temaslı yakınları haftalarca hastanelerde, evlerde karantina altına alınıyor, bekçiler ve filyasyon ekibince denetleniyorlardı.
Hastanelerin Kovid-19 servislerinde görevli doktor ve diğer sağlık çalışanlarının astronot gibi gizemli giyinmeleri, virüs ihbarlarına da o giysilerle gitmeleri çok ürkütücüydü…
Ya o Çin işkencesinden farksız PCR testine ne demeli?
Süprüntü almak için çubuğu beynimizin soğancığına ve ta bademciklerimize kadar sokuyorlardı.
Her akşam ekranlara çıkıp, günlük vaka sayılarını veren, önümüzdeki ilk on beş günün çok önemli olduğunu vurgulayarak, maske, mesafe, temizlik kuralını hatırlatan Sağlık Bakanını kaygı ve umutla dinlerdik.
Açıklanan vaka sayısı arasında olmadığımıza seviniyor, aşısı bir an önce bulunup üretilse de vurulsak, şu beladan bir an önce kurtulsak diye dua ediyor, maskeden kurtulmak için adaklar adıyorduk…
Aşısının bulunduğuna çocuğumuz olmuşçasına sevindik, ülkemize gelmesini hacı bekler gibi bekledik.
Nihayet beklenen an geldi, vurulduk aşımızı…
Fakat yine gitmedi başımızdan lanet olası virüs!
Biz aşıların doz sayısı artırdıkça virüs de mutasyona uğrayıp varyantlara bölündü…
Bu aralar en popüleri Omicron varyantı…
Diğer varyantlara göre çok hızlı bulaşıyor ama en az üç aşılı olanlara etkisi grip düzeyindeymiş, aşısız veya aşısı eksik olanları ise atıyormuş yatağa…
Atalarımız büyük lokma ye büyük konuşma dememişler boşuna…
“Virüsün yoğun bakımlarda halay çektiği en riskli dönemde oğluma davullu zurnalı nişan-düğün yapmışım, o zaman bile bulaşmaya cesaret edemedi bana” diye hava atıyordum ki…
Hava mı aldım!
İki gün önce yaptırdığım PCR testim pozitif çıktı!
Alacağım olsun Omicron!
Giderayak çok yanlış adama bulaştın! Seni bitireceğim!
Adını Komikron olarak değiştirmezsem kel olayım!
Sağlığımı merak eden dostlara, üç aşılı olduğumdan gribal semptomların dışında şimdilik bir sıkıntım yok çok şükür!
Doktoruma danıştım, köşem ne kadar çok tıklanırsa o kadar çabuk geçiyormuş bu lanet virüs!
Şifa niyetine tıklayın gari!