Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, dünkü köşesinde medya grubu olarak kentimize yaptıkları günübirlik ziyarete dair izlenimlerini yazmış…
Bursa’da yapılacak en güzel 10 şeyi önermiş, gezmeye geleceklere…
Birinci sırada, Atatürk Caddesi’ndeki Tarihi Belediye Binası vardı…
Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın konuk ağırlamalarını yaptığı tarih kokan binanın, üst katındaki Atatürk’ün meşhur zeybeği oynadığı salonda, güzel bir fotoğraf da çektirmiş Ahmet Bey…
İkinci sıraya, sokak satıcısından yediği süt helvasını koymuş…
Çok beğenmiş bu tatlıyı…
Demek bir de süt helvasını Bursalılara sevdiren rahmetli Abidin Şakir Özen’in çarşıdaki Abidin Usta Osmanlı Sofrasında yeseymiş, İstanbul’a dönmez yatıya kalırdı herhalde!
Üçüncü sıraya, közde kahve içmek için Kozahan’ı değil de Emirhan’ı koyması ilginç… Ama haklı çok kalabalık oluyor Kozahan, yer bulmak zor bazı gün ve saatlerde…
Dördüncü sırada Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek dijital müze ve sanat galerisine döndürülen tarihi surlarından Zindankapı vardı… “Gitmişken, Milattan Önce, Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde kullanılan kanlı kuyuya hatırım için ‘hey gidi kanlı kuyu hey!’ diye seslenin” demiş… İyi taş atın dememiş kuyuya!
Beşinci sırada tahinli pideye yer vermesine şaşırmadım…
Son yılların en gözde mekanı Abdal Meydanı, özellikle hafta sonları kahvaltıya gelenler tarafından dolup taşıyor. Bölgedeki fırınların önünde inanılmaz kuyruklar oluşuyor.
Abdal Simit Fırını’nın simidi, Taşfırın’ın ise tahinli pidesi en revaçta…
Yalnız bu aralar susamlı ve tahinli kebapların gramajı düştükçe fiyatının yükselmesi, müdavimlerinin de tadını kaçırmakta!
Altıncı sıraya da klasik Bursa havlusu alışverişini eklemiş Hakan…
Yedinci sıraya Cumalıkızık’ı ezberleyenler için Keles ilçemizin doğallığını koruyan Sorgun Köyü’nü önermiş… Bu öneriden sonra emekliliğinde kafayı dinlemeye yer arayanlar gelebilir oralardan uygun fiyata arazi almak için… Hem de bu hafta sonu!
Sekizde de, Arap Şükrü Sokağı vardı. Yalnız o sokağa Bursa dışından günübirlik demlenmeye gelenler, o kafayla aynı gün geri zor dönerler. Bu konuda uyarsaydı keşke!
Dokuzuncu önerisi ise Bursa’yı yüksekten gören bir yere çıkıp, yüksek sesle Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Bursa’da Zaman’ şiirini okumaktı…
Şiiri okusunlar ama yükseğe çıkmadan okurlarsa daha iyi olur yoksa yeşilden çok beton görünce kendilerini şiire veremezler!
Son önerisi de Setbaşı’ndaki Mahfel’de çay molasıydı Ahmet Bey’in…
Eski bir Bursalı olarak yazdığı bu önerilerini çok tuttuk…
Bir daha ki gelişinde de Bursa’da yapılmaması gereken 10 şeyi yazarsa seviniriz.